Acilen “spor adamı” aranıyor!
16 Ocak 2017 güncellendi Futbol
0 16 Ocak 2017

Selamlar, sevgiler;

Aziz Yıldırım’ın, Fb-Adanaspor maçı sonrası hakem çıkışı üzerine ortaya çıkan manzarayı tarihin kayıtlarına geçirelim.

Bu sezonun ilk yarısının hakem hataları dağılımını yılbaşı gecesi yazmıştım. Öncelikle, ilk 16 maç itibarı ile hakem hatalarında Fb ve Beşiktaş’ın avantajlı, Gs’nin dezavantajlı durumda olduğunu hatırlatayım. Yani kopan gürültüye bakmayın; Fb şu an itibarı ile mağdur falan değil.

Ancak, konu bunu çoktan aştı. Anlayan, gören, muhakeme edebilen herkes için traji-komik bir şekle büründü.

Fb Başkanı ve yöneticilerinin penceresinden baktığınızda futbolun geleceğinin parlak olması için:

– Emre Belözoğlu’nun haykırdığı küfürlerin hakemlerce duyulmaması (!),
– Bilica’nın penaltı noktası eşelemelerinin görülmemesi (!),
– Emenike’nin soyunup sahayı işgal etmesinin cezalandırılmaması (!),
– Bir hakemin sadece Beşiktaşlıların faullerini görüp beş Beşiktaşlıyı oyundan atması (!),
– Bir devre boyunca hakem kıyımı yaşanıp Beşiktaş’ın şampiyonluğunun 9 puan farktan alınıp Fb’ye verilmesi,
– Tarlalar yeşillenmesine rağmen Federasyon’un Fb’yi küme düşürmemesi,

ve daha nicesi gerekiyor. O zaman futbolumuzun önü açık!

Bunlar olurken “hakem de hata yapar, o da insandır, hakemlerimize güvenelim” diyerek zekamızı küçümseyen Başkan ve yöneticilerin bugün verilmeyen bir penaltı sonrasında Sayın Cumhurbaşkanı’ndan Futbol Federasyonu’na kadar herkesi göreve davet etmesi ve hatta bunu “Türk futbolunun geleceği” adına yapıyor olması en hafif tabiri ile komik.

Göğüse takılan yıldızlara bir yenisini eklemek için her taklayı atan bu zihniyetin “Türk futbolunun geleceği” kavramından anladığı şeyle normal bir futbolseverin anladığı arasında fark var.

Bu zihniyete göre adalette de, futbolumuzun geleceğinde de hakem hataları Fb lehine dağılırken sorun yoktur. Ancak, en küçük mağduriyette ortada ne adalet kalır ne futbol!

Futbolu bu çifte standarta, bu hamlığa, bu sığlığa kadar indirgeyen zihniyetin sesinin bu kadar çıkmasına yol açan medyaya ne demeli peki?

NTV Spor’u izliyorum. Hakem de hakem… Gazetelerin köşe yazarlarına sorarsanız hakemler ülke futbolunun en büyük sorunu.

Günaydın efendim!

Bunu anlamanız için Beşiktaş’ın senelerdir bir sürü şampiyonluğunu sarışınlara vermesi yetmedi ama Fb’nin verilmeyen bir penaltısı, Quaresma ya da Tosic’e gösterilmeyen bir kırmızı kart sizi uyandırdı öyle mi?

Haydi şimdi ratingleri, endüstriyi, üzerinizdeki Fb baskısını bir tarafa bırakıp elinizi vicdanınıza koyup düşünün.

Bu sene yaşanan hakem hataları ile senelerdir pişmiş tavuğun başına gelmeyen ama Beşiktaş’ın başına musallat edilen en numune hakem çifte standartlarını kıyasladığınızda aradaki farkı görebiliyor musunuz? O gün neden “hakemler de insan” deyip geçiliyordu düşünüyor musunuz?

O günlerde neden şiş de kebap da yakılmıyor, hakemin sahada yaptığı eyyamın benzeri de ekranlarda yapılıyordu?

Ne oldu da “e ama Van Persie de atacaktı” diye konu saptırmıyorsunuz da dikkatleri hakem üzerine çekiyorsunuz?

Sahi senelerdir yabancı hakem ya da video uygulamasını gündeme getiren Beşiktaşlılara “hadi oradan” derken bugün ne oldu da bunlar ciddi ciddi tartışılmaya başlandı?

Öyle bir ülke ki, medyada bir konuda doğruyu duyabilmeniz mağdurun kim olduğuna bağlı!

Her yanlarından çifte standart akıyor.

Sayın Fb Başkanı, Mehmet Ekici için de şöyle söylüyor: “Bırakın da istediği takımda oynasın çocuk”… Aynı Başkan seneler önce Beşiktaş’ın Kayserisporlu Mehmet Topuz ile anlaşmasını bozan kulübün Başkanı. O gün “büyük Fb” idi bugün “mağdur”!

Yerseniz.

Mesele şu… Beşiktaş son 4 senede yanlışlardan çok doğrular yaptı ve çok böbürlendikleri endüstride temsil ettiği ekonomik değer büyüdü. Güçten çekinen ülkem hakemleri de güneşe doğru yönelen ayçiçekleri misali mesajı aldı. Aniden penaltılar görülür, kartlar verilir, küfürler duyulur oldu.

Böylece, senelerce ikiz kardeşleri Gs ile hakem ve medya kozunu kullanıp şampiyonluklarına şampiyonluk katarken kullandıkları çifte standartlara yeni bir ortak geldi. Ağlamanın kaynağında bu var.

Adalete değil güce dayalı bu sistemi siz sarışınlar besleyip büyüttünüz. Endüstri, marka değeri falan gibi cilalı tabirlerle de millete yutturdunuz. Şimdi adaletsizliğin tadına bakınca canınız mı yandı?

Ortada bir şey de yok daha!

Beşiktaş’ın son 30 senedir en az 5-6 şampiyonluğu hakem hatalarına kurban gitti. Şurada sadece 17 maçta hakem hataları biraz aynı standartta dağıldı kopan gürültüye bak.

17 maçta saltanat elden gitti diye ülke futbolu battı.

Yahu daha iki sene önce bu Beşiktaş’ın bir sezonda 17 penaltısı verilmemişti de şu Aziz Yıldırım’ın bir penaltıyla çıkardığı gürültüden sonra yapılan haberin onyedide biri yapılmadı!

Bir verilmeyen tek penaltıdan sonraki şu demecin seviyesine bakın.

Bir de aradan ne kadar zaman geçse eskimeyecek bir model olan Süleyman Seba’nın, hakemlerin desteği ile Gs ligi panayır alanına çevirdiğinde kaybedilen şampiyonluklar üzerine dediğine bakın:

“Şerefli ikincilik”…

Vefat etti, ebediyete gitti, nurlar içinde yatsın, hala herkese mesaj veriyor.

Mesaj açık.

Memlekette elini sallasan bir “kendine Müslüman sahte adalet savaşçısına” denk geliyorsun da, eğer temel kaygı hakikaten ülke futbolunun geleceği ise o zaman acilen “spor adamlarına” ihtiyacımız var.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla