Başını suyun üstünde tut
15 Nisan 2016 güncellendi Futbol
6 12 Nisan 2016

Selamlar, sevgiler;

Sanırım, Vodafone Arena için, takımın imdadına yetişen stat demek yanlış olmaz. Dün Beşiktaşlı oyuncuları zihinsel olarak daha güçlü gördüysek bunda stadın getirdiği coşkunun payını göz ardı etmemek lazım. Hayırlı uğurlu olsun, nice Beşiktaş başarılarına ev sahipliği yapsın inşallah.

Yalnız, genel itibarı ile güzel oyun, üç puan, stat falan derken bazı olumsuz gerçeklerin ürperttiğini unutmayalım ve kötüden başlayalım.

Beşiktaş, kalan altı maçında şampiyonluğa ulaşmak istiyorsa topu mümkün olduğunca yarı sahasına sokmayacak. Bu takımın öyle skoru alıp, topu bırakarak rakibi oyalama, aktif dinlenmeye geçme şansı falan yok. Çünkü öyle bir oyun karakteri ve kadrosu yok.

Geçen yılla kıyaslayalım. Geçtiğimiz yıl savunma ve kale gene festivaldi ama orta sahada yakalanan Atiba-Veli uyumu ve onlara sonradan katılan Tolgay’ın oluşturduğu kalkan sayesinde rakipler savunma önüne ya sızamıyor ya da yumuşayarak gelebiliyordu. Bu sene maşallah Atiba gene Atiba ama orta saha daha hücumcu bir kişilikte olduğu için rakipler Beşiktaş ceza sahası önüne daha rahat gelebiliyor.

Peki buna rağmen bize ilk yarıda rahat maç izleten ne idi? Cevap: Rhodolfo-Ersan!

Rhodolfo’nun Beşiktaş savunmasındaki önemini sanırım artık herkes anlamıştır. Ersan ile oluşturduğu ikili sayesinde geçtiğimiz sezon yaşadığımız heyecanları (!) yaşamaz olmuştuk ki bu ikilinin bozulmasıyla savunmada gene eski korku filmine döndük.

Kalede durum acıklı… Yediğimiz ilk goldeki teslimiyet düşündürücü. Bursaspor’un kalecisi Harun tam altı pozisyonda topu çıkarmak için neredeyse pankreasını, dalağını kullanıyor, Tolga birinci golde yerinde çakılmış diz üstü çökerek şutu bekliyor. İkinci golde ise o kol nasıl uzamıyor anlaşılır değil.

Bekler kötü… İsmail kötü oyunda kendi koyduğu standartları da aşmaya başladı. Serdar, Beck, Tosic, hiç birisi iç ısıtmıyor. Motta şu kadroda olmaz mıydı yani?

Benim Şenol Güneş’e en büyük eleştirim savunmada yaptığı varsayımlarda ısrar etmesi. Tamam stoperlerin bozulmasında etkisi yok ama Tolga’ya güvenmek, üstüne ikinci bir Tolga’nın gelmesine müsaade etmek, beklerde olmayanı oldurmaya çalışmak savunmayı yangın yerine çevirdi.

Quaresma, Gomez, Oğuzhan yorulmuş. Atiba-Sosa savaşıyor. Necip desteğe geliyor. Oyunu rakibin sahasında tutmak için Cenk, Töre, Tolgay, Frei’den ikisini beklerken Şenol Güneş bekleri değiştirdi. Acıklı olan ise haksız değildi!

Yediğimiz ilk gol, Marcelo iki oyuncuyla meşgulken arkada kademeye girmeyen Serdar’ın hatası. İkinci golde ise Bursasporluların ceza sahasında oynama rahatlığı gösteriyor ki Beşiktaş’ın şampiyonluk yolunda üzerine titremesi gereken yer burası.

Bu konuda Atiba kutsal bir mücadele veriyor. Adam her yerde!… Nerede açık varsa oraya yetişiyor, serseri topları topluyor, rakibin sıkıştırdığı yerlerde savunmaya yaklaşıp bağlantıyı kuruyor.

Bu sezon büyük oynayan diğer iki oyuncu da Sosa ve Oğuzhan. Dün gece ellerinde ne var ne yok ortaya koydular ve yaratıcı oyunları sayesinde savunma zaaflarına rağmen takımın başını hep suyun üstünde tuttular. Bu düşüncem sezonun tamamı için geçerli.

Gomez de ikinci yarıdaki düşüşüne rağmen hücum zenginliğinin skora dönüşmesinde gereğini yaptığı için takımın olmazsa olmazı. Geçenlerde bir arkadaşımın Gomez ile ilgili çok yerinde bir saptaması vardı, paylaşayım. Bu adam Fiorentina’da sakatlıklardan dolayı sezon başına 15-20 maç ortalaması ile oynarken Beşiktaş’ta şu anda 35-40 aralığına geldi. Düşüş normal. Kaldı ki dün o da güçlüydü.

Quaresma Beşiktaş’ın anahtarı. Dün takımdaki varlığı ile nasıl fark yarattığını Kasımpaşa maçındaki yokluğu ile kıyaslayarak anlayabiliriz. Ancak, gördüğü kırmızı kartta on saniyeliğine eski Quaresma olması gene faturayı Beşiktaş’a çıkarttırdı.

Size de tuhaf gelmiyor mu? Quaresma ters çalımları ile rakibin sinirlerini bozuyor ve rakibi kırmızı karta yaklaştırıyor ama sonunda kırmızı kartı o da görüyor! Ne anladım ben bu avantajdan?

İkinci anahtar Töre’nin artık devreye girmesi lazım. Bu ikisi oyun içinde yer değiştirerek devamlı alternatif arıyor ve rakip savunmaları hataya zorluyor. Bunu yaparken de ne Olcay gibi dağınık ne de Frei gibi debelenme görüntüsü sergiliyor.

Quaresma’nın kırmızı kartı büyük handikap. Şenol Güneş’in Sivas’ta onun yerine kimi onbirde başlatacağını merak ediyorum. Benim tahminim maç eksiğine rağmen Töre’yi devreye sokar.

Bu da Gökhan Töre için çok önemli bir şans. Bu sezon kapasitesinin çok altında kaldı. Hatta ikinci yarıda takımı yalnız bıraktı. Fb’nin Konya mağlubiyetinden sonra “Mevlana” diye tweetler atacağına kendi işine bakma ve bu kritik anda katkı yapma zamanı geldi.

Bursaspor geleneksel Beşiktaş motivasyonu ile oynadığı için şaşırtmadı. Başkan’ın maç sonrası demeci bence gereksizdi. Bursa’daki maça göre çok daha iyi bir takım olmuşlar. Batalla’nın gelmesi çok olumlu etkilemiş. Stoperde Sivok’un yanında Serdar Aziz’in yerine Şamil’in olması bizim için avantaj oldu.

Bursaspor da Beşiktaş’ı durdurmak için diğer rakiplerin yaptığı gibi kendi üçüncü bölgesinde kalabalık durdu ve sezon genelinde izlediğimiz üzere ilk yarıda başarılı da oldu. Ancak, Beşiktaş orta sahası gene sezon genelinde gördüğümüz gibi ikinci yarıda bu bloku dikine oyunla delmeyi başardı. Savunma zaafları yüzünden her iki Kasımpaşa maçında istisna yaşadığımız bu görüntü sezonun klasiği oldu artık.

Maçın hakemi de sezon ortalamalarındaydı. Bu sene Beşiktaş’ın kollandığına dair izlenim yaratanlar bu yorumlarını, Beşiktaş’ın penaltılarının verilmesi, ucuz sarı kartlarla sindirilmemesi, Fb ya da Gs’nin iteklenmemesi üzerine yapıyorlar. Başka bir deyişle hakemlerin Fb ve Gs’yi itmemesi ve Beşiktaş’ın önüne çıkmıyor olması (ki 6-7 yılda bir görülür) bu koşullarda Beşiktaş’ın lehine olduğu için “kollanma” zannediliyor. Ortada kayırılmadan çok eşit mesafede durma var aslında. Kafalar karışık!

Dünkü hakemin kararları Bursaspor tarafının tepkisini çekmişti ya. Bakalım kararlar neymiş!

İlk yarıda Hosogai’nin Atiba’ya attığı taban kırmızı kart idi, atladı. Faty yerdeyken topu elle kesti, oynadı, Beşiktaş atağını kesti ama dönüp sarı kart göstermedi. İkinci yarıda sarı kartlı Batalla’nın arkadan çift dalışı ikinci sarıyı gerektiriyordu, atladı. Sarı kartlı Quaresma’nın Hosogai’nin karnına yandan vuruşu ikinci sarı kart gerektiriyordu, atladı. İkinci yarının başında Hosogai’nin Gomez’i düşürmesi penaltı idi, atladı. Sarı kartı bulunan Hosogai’nin ikinci yarı boyunca özellikle Quaresma’ya yaptığı faullere rağmen oyunda kalması yanlıştı ve hatta son saniyede sahanın karışmasının nedeni idi.

Ancak, bütün bunları değil Beşiktaş’a verdiği penaltıyı konuşuyoruz. Hayatımda çok az pozisyonda bu kadar kararsız kaldım. Sosa’nın ayağına gelen bir darbe var ama düşmesine yeterli mi? Bana göre pozisyon hakkındaki en büyük ipucu hiçbir Bursalı oyuncunun itiraz etmemesi. Bu, pozisyonun penaltıya daha yakın olduğunu gösteriyor.

Dedim ya. Bu sene Gs ve Fb’nin hakemlerce desteklenmemesi ve Beşiktaş’ın engellenmemesi Beşiktaş’ın kollandığı algısının temelini oluşturuyor.

Stat açıldı. Şimdi itidal zamanı.

Çok kritik iki deplasman ve Kayseri maçlarından kayıpsız dönebilmek önemli. Zira, son üç hafta Fb’yi tökezleten Gs-Osmanlı-Konya üçgenine gireceğiz. Bu üç maça bir ya da duruma göre iki beraberlik lüksü ile girebilmek için Sivas-Akhisar-Kayseri’nin kayıpsız geçilmesi hayati.

Ama önce Sivasspor…

Sindire sindire, adım adım, maç maç…

Yüzme dönemi bitti. Artık başını suyun üstünde tut, yeter.

Sonu şampiyonluk olsun inşallah.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
  • Kemal erdamar
Cevapla
0 14 Nisan 2016

Eline sağlık keyifle okudum.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 14 Nisan 2016

Yalnız senin de bildiğin gibi ligin görüntüsünde hala bir eksiklik var. Ben bu eksikliğin Sivasspor maçında ne yazık ki tamamlanacağını düşünüyorum.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 14 Nisan 2016

Şenol Hocamızın şu 2 maç için ekstra bir şeyler yapması lazım. Rize ve Trabzon maçlarındaki konsantre Beşiktaş’ı istiyorum. Necip ve Tosiç stoper oynadı , Trabzon’a pozisyon vermedik.
En azından sol bek Tosiç olmalı. İsmail’in kafa çok dağınık.

Sosa sağ kanat oynasa da Necip Atiba’nın yanında ön libero mu oynasa !? Töre sol kanat , Sosa sağ kanat. Oğuzhan forvet arkası . Atiba ve Necip ön libero. Bence hücum gücümüzü bir tık düşürür ama daha dengeli bir takım oluruz. Necip geride kalınca Atiba hücuma daha kolay destek verir. Atiba bu aralar oralarda da çok etkili. Olcay’sız ve çift ön liberolu oyun topun bizde daha çok kalmasını sağlargibime geliyor. Sosa’nın sağdan ortaları fena değil. Hem şutu da var.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 15 Nisan 2016

Sivas ve Akhisar maçlarının sıkışma anlarına sahne olacağı ve ekstralara ihtiyacımız olduğu kesin. Aklı sahada, konsantre bir takım olmamız lazım.

O ekstranın ne olabileceği üzerine Şenol Hoca da kafa yoruyordur eminim. Atiba-Necip seçeneği, geçen sene Biliç’in, özellikle ilk yarıda Veli olmadığında kullandığı B planı idi. Yani kötünün iyisi. Bizim hücum oyunumuzdan taviz vermememiz gerekir, çünkü savunmadaki olası fiyaskonun önüne geçebileceğimiz tek silahımız dikine ve etkili hücum. Ne Sivas’ın ne Akhisar’ın savunmaları son birkaç maçta karşılaştığımız
savunmalar kadar sert olmasa gerek.

Ama orta sahada ille de bir numara çekeceksek, Sosa sağa, Töre sola, Atiba’nın yerine Tolgay, stoperleri de Marcelo-Necip yapmak bana sanki daha iyi olur gibi geldi.

Diğer taraftan, sol önde eğer artık bir manisi yoksa Gökhan Bey’i bekliyorum. Çıksın oynasın, şu takıma eli değsin artık. Ekstra ekstra diye çırpınıyoruz, aklıma gelen en kısa yol ekstra Töre’den geçer. Bu arada sol çizgide Cenk seçeneğini unutmayalım.

Bir de, solda evet Tosic oynasın gerçekten. Bu cümleyi de kurdum ya, artık ne desek boş!

Ha fakat ilk onbir nasıl olur derseniz bence Şenol Güneş şablonunu bozmaz. Orta sahada Atiba-Oğuzhan-Sosa üçgenini görürüz. Töre-Olcay kanatlarda oynar. Stoperde marcelo’nun yanına Necip gelebilir.

Son olarak, Erdenciğim, ben anlayamadım ligin hangi eksik görüntüsü Sivas’ta tamamlanacak? Sabah mahmurluğuma ver lütfen.

Sevgiler.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 15 Nisan 2016

Görünmez eller, kırmızılar, psikolojik tahribatlar, Halis, Serkan…

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 15 Nisan 2016

Şimdi anladım.

Bu sene hakemler, Trabzon deplasmanı hariç önümüze çıkmadı. Penaltılarımız veriliyor, rakiplerin kartları veriliyor, saçma sarı kartlarla sindirilmiyoruz. Bu da bizim ligde 6-7 senede bir oluyor.

Tabii gene de burası Türkiye. Altı maç uzun süre. İnşallah bu seneki nispi adalet devam eder. Zaten hakemler geçen seneki çizgilerine dönerse geçmiş olsun.

Ben asıl motivasyonu rakiplerden bekliyorum. Canım Sivas da küme düşmemeye oynuyor, canım Akhisar da üst sıraları zorluyor filan filan.

Sevgiler.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal