Başka bir lig başladı!
16 Şubat 2016 güncellendi Futbol
6 14 Şubat 2016

Selamlar, sevgiler;

Bu ligde iki kere iki dört… Adın Beşiktaş ise ve ligin rengini kaçırmaya başlamışsan Kupa maçı falan demeyecek, sistemin sinekten yağ çıkarıp senin üzerine oynayacağını hesap edeceksin.

Ersan’ın Çin’e gidişi, gelen paraya rağmen bir risk idi. Rhodolfo’nun sezonu kapatması ise bu transferin üzerine yeryüzünde sadece Beşiktaş’ın başına gelebilecek nitelikte bir şanssızlık!

Rhodolfo-Ersan ikilisinin ortadan kalkması Beşiktaş’ı bir anda stoper bölgesinde kırılgan hale getirdi. Bu da hakemlerin önünü Beşiktaş’ın hangi bölgesine çomak sokabilecekleri konusunda açtı. İşte daha dakika bir, Konyaspor maçında Marcelo’nun hata sonucu atılmasının ardından Beşiktaş bugün stoper hataları ile ilk puanlarını kaybetti.

Bu maça iyi bakalım.

Beşiktaş artık rahat değil. Bunu anlamak için bugün yediği iki gole ve hakemin idaresine bakmak yeterli. Hücum futbolu, bol gol, tiki taka paslaşmaları vs bunlar artık ilk yarının masalsı yönleri. Artık Beşiktaş’a özgü, çok daha zor bir mücadele başladı.

Önce maç.

Başakşehir’in sahaya iyi yayılması da Beşiktaş’ın ikinci bölgesini kısa ve hızlı adamları ile tıkaması da sürpriz değildi. Beşiktaş burayı geçmek için devamlı zorlamalara başvurdu ve akınları üçüncü bölgeye ya geçemedi ya da yumuşayarak geçti. Başakşehir bu bölgede de Beşiktaş’ı çok hazırlıklı bekliyordu.

Mehmet Batdal’ın yüksek topları indirip takımında kalma süresini artırma stratejisi de herkesin tahmin ettiği bir şeydi. Top Başakşehir’de iken arkada Emre’nin mükemmel organizasyonuna önde Mossoro, Visca ve Doca’nın isabet yüzdesi paslaşmaları eklendi ve Başakşehir topu %47 kendinde tutarak istediğini aldı.

Çoğu taraftar Rhodolfo’nun önemini bugün anlamıştır. Yanlış bilmiyorsam Rhodolfo önceki 18 maçın 18’inde de oynamıştı. Rhodolfo’nun yer tutuşu, riskten kaçınan pas düşüncesi ve tatlı sert oyununa Ersan da uyum gösterince Beşiktaş ligin ilk yarısında olmadık gol yeme huyunu geride bıraktı.

Ve Rhodolfo gidince bu hastalık yeniden başladı. Bugün yenen ilk golde stoperlerin arasına giren hızlı top ve ikinci golde de kısa boylu Mahmut’a vurdurulan kafa Beşiktaş’ın bundan sonraki en önemli adamını bize bağırıyordu… Marcelo! Kendisi alternatifsizliği bakımından ikinci Atiba’dır!

Şurası net ki Rhodolfo-Ersan ikilisi bozulunca Beşiktaş’ın savunmasının göbeği yumuşadı. Kalıplı forvetlere sahip her rakip Beşiktaş’ı bu bölgede zorlar. İzlediğim kadarı ile Marcelo bu açığı kapatacak kalıba ve yeteneğe sahip.
Beşiktaşlı bundan sonra yemeyecek, içmeyecek, uyumayacak ve Marcelo-Delgado ikilisinden özellikle Marcelo’nun nezle dahi olmaması için dua edecek. Hakemlerin ilk hedef adamı da, Atiba ile birlikte muhtemelen Marcelo olacak.

Bu maçın olumlu bir özelliği, önceki maçlardaki hücum verimliliği olmamasına rağmen biri direkten dönen top olmak üzere 5-6 net pozisyona girmiş olmamız. Gomez bugün hat-trick yapabilirdi!…

Maçın düşündürücü yönü ise, 2-0’a tepki vermeye çok geç başlamış olmamız. Halbuki maçın bitmesine 40 dakikaya yakın bir zaman vardı ve bu kabulleniş moralleri bozdu.

2-0’dan sonra Başakşehir’in anlamsız bir şekilde frene basmasının ve zaman geçirip skoru tutmayı amaçlamasının maçın 2-2’ye gelmesine büyük katkısı oldu. Bu bölümde Beşiktaş zihinsel olarak bocalamış ve skoru kabullenmiş görünüyordu. Maçın 3-0’a gelmesi daha olası idi.

Ancak 75’ten sonra işler değişti. Başakşehir topu Beşiktaş’a adeta bıraktı. Maçın 2-2 olması ve hatta Beşiktaş’ın maçı kazanabilecek pozisyona gelmesi psikolojik olarak değerlidir.

Beşiktaş’ta Quaresma, Atiba ve İsmail çok iyi oynadılar. İsmail hücuma çok olumlu katkı verdi ve Gaziantep maçından sonra bugün de sol çizgide kaptığı ekstra bir top gole gitti.

Töre, Olcay, Gomez gününde değildi. Oğuzhan ile Sosa’ya yapılan eleştirilere katılmıyorum. Kendi ikinci ve üçüncü bölgesinde bu kadar iyi alan tutup safları güzel sıklaştırabilen bir rakibe karşı yapılabilecek kadar ince iş yaptılar.

Stoper sorunu yüzünden gözden kaçmasın. Tolga bildiğimiz Tolga olunca iki gol de rahatlıkla kalemize girdi. Yediğimiz iki golde de bize ekstra yapacak kaleci lazımdı. Tolga geçen hafta bu ekstraları yapmıştı ama bu gece gene gölge kaleci kimliğine döndü.

Başakşehir zaten zor bir rakip. Benim dikkatimi Beşiktaş maçlarındaki ekstra motivasyonları çekiyor. Emre ve Bekir’in bu maçtaki motivasyonu ile Fb maçındaki motivasyonunu da kıyaslamak lazım.

Beşiktaş için artık başka bir lig başladı.

Bu maçın hakeminin idaresi bana bunu söyletiyor. Sarı kartları çıkardığı pozisyon ve dakikalara dikkat edin. Mehmet Batdal’a gösterdiği sarı kartın aynısının gözünün önünde yaşandığı pozisyonda bu oyuncu atmamasının açıklaması yok.

Bitmedi… Mahmut gözünün önünde Oğuzhan’ın tarak kemiğine basıyor ama o alelacele ilk yarıyı bitirip Mahmut’a kart göstermek yerine kurtarıyor.

İkinci yarıda durum 2-0 olduktan sonra ise sarı kartları rahat rahat çıkarmaya başlıyor. 2-2’den sonra ise gene önceki standardına dönüp sarı kartlı Doka’nın Sosa’ya arkadan hareketine ikinci sarıyı vermiyor.

Bu arada Mahmut’un maçı kırmızı kartsız bitirmesi de ancak bizim ligde olabilecek bir şey. Başakşehirli oyuncular duran toplarda vakit geçirmek için neler yaptılar ama bu yüzden görülen tek sarı kart yok. Oyuna eklenen süre ise 4 dakika!

Diyoruz ya, Türkiye’de futbolun en büyük sorunu hakemler. Çünkü hakemlerin karar standardı puan durumuna, forma rengine, skora, dakikaya göre şekilleniyor. İşte bu gece bunun güzel bir örneği idi. Son 15-20 senede bakın, şampiyonluk dağılımını Gs ve Fb lehine etkileyen bunun gibi yüzlerce maç bulursunuz.

Bu arada Fb’ye her maç yağdırılan ilgili ilgisiz penaltılar, Fb’nin maçları öncesi rakiplerinin gördüğü kırmızı kartlar (Kasımpaşalı Popov), Fb’nin Bursa deplasmanındaki maçını seyircisiz oynayacak olması vb gelişmeler de unutulmasın.

Özetle, hakemler ve Federasyon artık başka bir şey söylüyor bize. Fb’nin dördüncü yıldız kıskançlığı ve transfere saçtığı paralar, geçmişte Beşiktaş’tan, Tranzonspor’dan türlü tartışmalarla alınan şampiyonlukları ve ligin rengi diye vızıklanan medyayı dikkate aldığınızda bu durum sürpriz değil.

Futbolumuz öyle bir kısır döngüye girdi ki, artık misyonumuz ya finansal sıkıntı çeken Gs’yi Şampiyonlar Ligi’ne gönderip rahatlatmak ya da formasına yıldız eklemek isteyen Fb’yi yıldızına kavuşturup bu şımarıklığı nemalandırarak ülkece rahatlamaktan ibaret kaldı.

Bozulmasın diye türlü türlü çifte standarda mahkum edildiğimiz Gs-Fb rekabeti ülke futbolunun sırtında resmen kambur gibi duruyor!

Tahminim, Beşiktaş’ın mücadelesi artık sadece rakipleri ile değil aynı zamanda hakem kararlarındaki bu çifte standartlarla olacak.

Şenol Güneş’in ve Metin Albayrak’ın demeçlerini dinledim. Konuyu ısrarla bundan uzak tutmaları ama satır aralarına “neyin ne olduğunun farkında olduklarını” da sıkıştırmaları bence çok olumlu idi. Hakem hakem diye oyuncuları germenin anlamı yok.

Beşiktaş önce futbolunu oynamak zorunda.

Sonrası ya bildiğimiz senaryo olur, herkes geçen yıl Gs’yi şampiyon zannettiği gibi bu sene de Fb’yi şampiyon zanneder ya da Beşiktaş bir seneliğine de olsa sarışınları sırtında taşımaktan iki büklüm olmuş Türk futboluna nefes aldırabilir!

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
  • Hakan ertas
  • Özhan serim
Cevapla
0 16 Şubat 2016

Cengiz Abim ; ne kadar güzel yazmışsın ya .

Emeğine sağlık.

Ve kesinlikle Marcelo “ikinci Atiba’dır.”

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 16 Şubat 2016

Keloğlan izleyen çocuklar gibiyiz, bu filmi 50 defa gördük ve yine vizyona girdi ve yine seyrediyoruz.

Yalnız şunu unutmamak lazım:
Maç başına 10 pozisyona giren, ilk golü attı mı 5’e gider mi muhabbetleri çevirten, kıyımlarla dolu Başakşehir maçını yarım saatte alır pozisyona getiren bir takımımız var.

Karşımızda zar zor golü bulan, buldu mu saniye sayan, penaltılarla ite kakan giden ve keyifsiz bir top oynayan Fenerbahçe var.

Evet, operasyon başladı! Ama hayır, psikoza girmeyelim.

Not: Erteleme Mersin maçının hakemi olan Mete Kalkavan’ın yerine, Kasımapaş maçının kahramanı Barış Şimşek Beşiktaş-Mersin maçına atanmıştır.

Yine de camia olarak ligi kafalarda kaybetmememiz lazım.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 16 Şubat 2016

Cengiz Bey yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. Bu noktada alınacak önlemleri camianın her kesiminin düşünmesi gerekli. Konu da buysa zaten oldukça tecrübeli olmalıyız; çünkü ikinci yarı başlamış ve Beşiktaş hala şampiyonluk yarışındaysa aynı senaryo başa sarılır ve tekrar tekrar oynatılır.

Yöneticilerin demeçleri, teknik ekibin tutumu ve oyuncuların motivasyonu ne kadar önemliyse, stadyumdaki taraftarın verdiği tepkiler de o kadar etkili oluyor.

Şu an başlayan oyunun herkes farkında ancak bu seneki Beşiktaş’ ı hakemler vs. durduramayacak gibi görünüyor. Kendi adıma tek korkum kırılganlık. Bu hatalar, çifte standartlar ilerleyen dönemde puan kayıplarına sebep olursa, maç içinde en ufak sıkıntıda tribünde tepki artacak ve gerilim takımı olumsuz etkileyecektir. Sonunda “ne yaparsak yapalım olmuyor” mantığı bir kere kafaya yerleşirse asıl o zaman yine kaybedeceğiz. Sakin olabilirsek bu sefer bu oyunu bozarız.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 16 Şubat 2016

Kırılganlık meselesi hayati önemli.

Son maçta 2-0 ken , neredeyse daha maçın bitmesine yarım saat varken ; herkes yenilgiyi kabullenmiş gibi (kastettiğim şey akıl tutulması) ortalıkta dolaşıyordu.

Atibayı kitleme ve tüm bağlantıyı koparma diye bir şey söyledi A.Avcı.

Ne yani ; bizim en zayıf noktamız bu ve buna dair önlem alan takımlara yenilecek miyiz?

B planı yok mu dedim kendi kendime.

Bir yada birkaç tane isyan edecek , insiyatifi ele alacak savaşçı çıkmayacak mı ? dedim.

Gökhan Töre ve Oğuzhan a baktım ; Oğuzhan bir şeyler yapma gayretinde ama çok kötüydü ; Töre ise neredeyse hiç yoktu. Çok da umrunda değildi sanki..yada ben öyle hissettim.

İşte bu anda Q7 ve Cenk girdi (ki isterdim ki Olcay ile hiç başlanmasın)

Olcay benim için , öne geçen takımın skoru elde tutması adına bir emniyet sübabıdır. Golü bulmalıyız golü atmalıyız ; sahaya çıkarken dur bakalım önce durdurayım (olcay bu yüzden var) sonra da atarım demek doğru mu ?

Tam tersi , önce bir iki atayım , sonra olcay sayesinde kontra ile yada baskı unsuru devreye sokarak skoru tutar , hatta bir iki daha atarım demek gerekiyor.

Bu konuda en çok Kerim e güveniyordum ; o da kredisini tüketiyor.

Nihayetinde kırılmak , durmak , durulmak , kabullenmek vs bize göre olmamalı.

Benzer şoku sarılarla yapacağımız maçta yaşarsak (Allah korusun) değil 2-0 dan dönmek ; trajik bir hale bile dönüşebilir iş.

Atibayı kitledim , törenin başına adam koydumlarla duracaksak ; zaten hiç yürümemişiz demektir..

Bunları Şenol Hoca analiz edip çözecektir.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 16 Şubat 2016

Değerli dostlar, kardeşler;

Görüşlerimiz büyük oranda aynı. Keloğlan benzetmesi harika. Serdar’ın, geçen seneye göre çok daha golcü bir takıma sahip olduğumuz yönündeki saptaması çok yerinde.

Bu arada Tolgay eski formunda olsa ve dönse Atiba’nın alternatifi olurdu diye düşünüyorum. Ayrıca bence Şenol Güneş Quaresma’yı olabilecek en iyi şekilde kullanıyor. Quaresma ilk onbirde başladığı değil, sıkışık anlarda, hesapta olmadığı bölümlerde sonradan denkleme girip hesabı kitabı bozuyor.

Ancak, hakemlerin çifte standartlarına yapılacak çok şey yok. Bu Yönetimin görevi. Sahadaki oyuncu etten, kemikten… Bir yerde vidaları atar, atmadığı yerde attırırlar!

Bu yüzden mesele artık tamamen psikolojik bir mücadele meselesidir. Ben bunun üstesinden gelen takım görmedim.

İnşallah yanılırım.

Sevgiler.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 16 Şubat 2016

Serdar, “Atiba’yı kilitleyerek…” diye başlayan sözler hepimizin bildiği gibi palavradır.

Atiba Beşiktaş’ın kısa pas istasyonudur,
Hücum ile defans arasındaki kapkara köprüsüdür,
Takımın jeneratörüdür, akım verir akım…

Atiba’yı kilitlemekle Beşiktaş’ı durduramazsın ki durduramadılar da… Arkaya Sosa, Oğuzhan sırtına iki tane de orta sahayı alıp geriye doğru yanaşır, alır topu bir döner ileri. Töre teke tek, Quaresma teke tek, Gomez teke tek. Tık ileri…

Başakşehir şut 2 gol 2 + hakem… Özet bu kadar…

Yalnız Gökhan Töre’nin bir derdi varsa bir zahmet çözsün. Yok sezon başı dedik, milli maçta morali bozuldu dedik, Galatasaray maçında toparladı dedik, devre arasında kendine gelir dedik. 20. hafta oluyor arkadaş ne zaman geçen sezonki görüntüsüne dönecek merak ediyorum. Gidecekse sezon sonu buyursun şimdiden gitsin, yerine Kerim oynar, Cenk oynar, Quaresma oynar…

Kaleye de ufaktan Boyko geçsin artık…
Ceza sahamız piste dönmeye başladı, uçan kaçan içeriye iniş yapıyor…

  • Beğenenler
Cevapla
İptal