Bu Pazar hakeme dikkat !
11 Şubat 2016 güncellendi Futbol
0 11 Şubat 2016

Son gelişmeler üzerine fikirler , tespitler :

1) Tosiç sol bek ya da stoper değil yedek bile olmamalı bu takımda. Stoperde Necip , Atiba , Beck seçenek olabilir amma velakin Tosiç olamaz. Çünkü savruk ve titrek biri . Ne yaptığını bilmiyor. Yanındakini de bozuyor.

2) Daha yeni yazdık , hakemlere dikkat dedik. Kart görmeyin dedik. Dediğimizden 3 gün geçti daaaan kırmızı kart. Şenol Hoca’mızın Alexis ve Marcelo birbirine alışsın diye ilk 11 çıkarmasını bir yandan anlıyorum , bir yandan anlamıyorum. Senin elinde kalmış topu topu 2 stoper. Bunları pamuklara sarıp saklaman lazım. 2 erteleme maçını zaten stopersiz oynayacağız. Bunlara yeni maçlar eklemenin alemi yok.

Beşiktaş bir yerinden yara aldı mı kurtların o yaraya saldıracağını tarih bize defalarca öğretti. Beşiktaş’ın en etkili adamları kimse ; derbilerden , zor maçlardan önce ve/veya esnasında o adamlar sırasıyla kırmızı kart ile bir şekilde oyundan atılır. Bu ülkemizdeki futbol kurallarından biridir. Bir kural kitabına yazılmadığı eksiktir.

Beşiktaş’ın elinde 2 stoper kalmışsa Pazar günü oynanacak zorlu maçtan önce en az birinin atılması gerekir. Beşiktaş’ın en etkili adamı Töre ise ; derbiden bir hafta önce küfür etti diye 4. hakem desteğiyle atarsın oyundan çekersin fişi bitirirsin işi.
Beşiktaş’ın en etkili , en formda adamı Atiba ise çizgiye bastı diye atarsın oyundan olur biter. Her şey ne kadar nizami değil mi ? Ondan sonra yaşşşşşaaaaa fenevbahçeeeeee. Penaltı noktasını kazana sarı kart bile gösterilmez o ayrı konu.

İşte bu yüzden , sırf bu yüzden elimizde iki stoper kaldıysa bu adamlar Kupa maçında oynatılmaz. O adamların başına bir şey gelmesi ülkemizde en sık rastlanan , en olağan olaylardan biridir. Bir de işin içine Beşiktaş’ın makus talihi eklenince her şey çok mümkün ve normaldir.

Bu sene şampiyon olmak tek hedefimiz olmalı. Bir koltukta 2 karpuz taşınacak sene değil bu sene. Para sıkıntısından Ersan’ı sattığımız, stadımızın olmadığı bu sene her kupada iddialı olmak ,  her kupayı kazanmaya çalışmak safdillik. Bizim atacak mermimiz sınırlı.
O iki yeni stoperi hazırlamak istiyorsan . Hafta arası A2 takımla , pilot takımla , kardeş takımla , yedek takımla 70 dakikalık hazırlık maçları yaptırırsın. Kart görmeden , sertlik olmadan birbirine alıştırırsın.

Bu gidişle bu adamlar birbirine alışmadan sezon biter. Bir hafta biri , diğer hafta biri atılır.

3) Bizim takımda “SONUÇSUZ FUTBOLCU ” diye adlandıracağımız bir dolu adam var. Tosiç , Olcay , Kerim Frei , Veli , Serdar Kurtuluş , Necip , Beck . Bu arkadaşlar çok iyi niyetli , gayretli , mücadeleci . Ancak bu mücadeleleri sonuca yansımıyor. Ne şutları iyi , ne ortaları iyi çünkü. Bu arkadaşların sahadaki 11 içinde sayısı arttığı oranda Beşiktaş golden uzaklaşıyor. İyi oynasa bile uzaklaşıyor.
Sabaha kadar oynayalım, top hakimiyeti bizde olsun , atak üstüne atak yapalım, golcümüz veya oyun kurucu oyuncularımızdan ekstra bir hareket gelmedikçe gol atamayız , atamıyoruz da. Konya maçının ilk yarısı böyleydi. İlk yarı boyunca top Beşiktaştaydı. Beşiktaş rakibi ezdi . Ezdi ama yenemedi. Tıpkı son 3 sezondaki pek çok maçta olduğu gibi iyi oynayıp maçı kaybettik.

Biz geçen senelerde dünkü maç gibi senaryoyu çok yaşadık. Bu senenin farklı olmasının sebebi : Gomez , Oğuzhan , Töre , Quaresma , Atiba , Sosa . Bu arkadaşların da sahadaki 11 deki sayısı ne kadar azalırsa bu seneki gol / hücum / puan performansından o kadar uzak kalırız. Kupa maçlarında ve bazı lig maçlarında defalarca gördük bunu.

Ancaaak özellikle Olcay’a , Kerim Frei’e , Necip’e ve Beck’e bu sezon fazlasıyla mecburuz. Pek çok maçta bu arkadaşlar maç başında veya sonradan sahada olacaklar. Ve bu yüzden , sırf bu yüzden bu arkadaşların orta yapma ve şut çalışması yapması lazım. Bu arkadaşlar her gün rutin idmandan sonra fazladan orta, şut ve son vuruş çalıştırılmalı.

4) Dikkat ettim takımda sonuç getiren , gole dönüşen en iyi köşe vuruşu ve yan ortaları Quaresma yapıyor. Quaresmanın gol lazım olan kapalı defanslara karşı oynayacağımız maçlarda ilk 11’de oynaması şart.

5) Dikkat ettim Olcay’ın olduğu maçlarda takımın defans gücü artıyor , hücum sayısı da artıyor. Amma velakin Olcay’ın bol bol gol vuruşu ve orta çalışması lazım. Aklını toplaması lazım. Taraftarın da Olcay’ı yüreklendirmesi lazım.

6) Takımın daha fazla , çok daha fazla şut atması lazım. Gol atmak için illaki ceza alanı içinde topu defansın arkasına atmaya çalışmamız fazladan pas yapmamıza ve pozisyonları öldürmemize sebep oluyor. Gökhan Töre ‘ye dikkat edin ceza sahası içinde topu bilerek , OYALAMADAN kaleye vuruyor. Kaleciler bu beklenmeyen topları ya sektiriyor , ya ıskalıyor. Gs maçında Töre’nin attığı 2. gol ve bu hafta Antep’e attığımız gol bunun çok güzel bir örneği. Topu kaleye vurun arkadaş. Ceza sahasının içindesiniz işte.

7) Korner ve duran topa vurulan kafa ile en az gol atan takımlardan biriyizdir. Çünkü duran toplarda yaptığımız ortalar berbat. Duran topları Töre , Oğuzhan kullanırsa (özellikle stresli anlarda ) topu yerden kaldıramıyorlar. Bu konuda en iyi oyuncu Quaresma. En iyi ortalar ondan geliyor. Duran topları boşa harcıyoruz. Duran toplar yeri gelir maç kurtarır. Duran topları direkt kaleye kullanılmayacaksa Quaresma kullanmalı, o yoksa Sosa kullanmalı.

8) Bir şey daha dikkatimi çekti. Töre özellikle sol kanattan hareketli topları çok güzel ortalıyor. Duran toplarda çok kötü ama hareketli toplarda harika.

9) Bir şey daha dikkatimi çekti. Olcay sağ kanatta daha iyi ve faydalı oynuyor. Sağa ayaklı olduğu için o kanatta daha iyi. Beck’i stopere çekip , Olcay’ı sağ bek mi oynatsak !?

10) Daha önce söyledim yeniden söylemek istiyorum. Tosiç’ten olmaz. A2 deki en iyi stoperimize güç ve çabukluk çalışması yaptırıp , A takımla idmanlara çıkarın . Belki o çocuk olur ama Tosiç olmaz.

H. Ertaş

  • Beğenenler
Cevapla