Dolu dizgin
23 Kasım 2015 güncellendi Futbol
2 22 Kasım 2015

Selamlar, sevgiler;

Şenol Güneş’in Beşiktaş’a kattığı önemli özellikler var ama en önemli üç tanesi nedir derseniz şunları sayarım.

1. Sık ve saçma sakatlık olmuyor (tahtaya üç tık).
2. Lig ortalamasının üstündeki tempolu oyun leblebi gibi gol pozisyonu getiriyor.
3. Takım skor koruma pratiğinde önemli yol aldı.

Bu gece attığımız 2 gole ilave olarak atamadığımız 11 net pozisyon saydım. Maç başlar başlamaz öyle bir 15 dakika oynadık ki, böyle bir tempoya ve baskıya dayanmak çok zordu. Ancak, gol o bölümde gelmeyince Sivasspor orta sahası oyunu dengeleme şansı buldu. 15-35 arası oyun neredeyse durdu.

Beşiktaş’ın ilk onbeş dakikada ve maçın genelinde oyunu farka götürecek golleri bulamaması bence iki nedenden kaynaklanıyor. Birincisi, beklerin hücuma katkısı böyle hücumcu bir takıma yakışmayacak kadar düşük.

İkincisi, Olcay hakikaten çok dağınık bir oyuncu. Daha önceki maçlarda da Olcay’ın Beşiktaş’ın pas trafiğine ayak uyduramadığı anlar vardı. Bazen silahla ateş eder gibi pas veriyor. Olcay bir gömlek daha kaliteli oyuncu olsa Beşiktaş bu gece 20. dakikaya 3-0’la bile girerdi.

Bu iki neden ortadan kalksa Beşiktaş’ın bugün gol sayısı 12 maçta 40 civarında olabilirdi.

İlk yarıda Beşiktaş 35’ten sonra yeniden hareketlendi ve ilk devreyi önde bitirerek istediğini aldı.

İkinci yarıda Sivasspor devamlı tehdit eden görüntüde idi ve 60-65’e kadar oyundan düşmemesi Beşiktaş’ı tedirgin etti. Okan Buruk da tam o sıralarda orta sahada oyuncu değiştirerek bu tehdidi devamlı kıldı.

Bunda Beşiktaş’ın gol kaçırma rekorunun da payı vardı. 70’ten sonra Atiba’nın beş-on metre daha geriye gömülmeye başlaması orta sahada Sivaslıları daha iyi çoğalıyorlarmış gibi gösterdi ama bu bölgede Şenol Güneş’in yaptığı Sosa-Necip değişikliği Beşiktaş’ı rahatlatmıştı bile.

Bu arada Sosa kötü oynamıyordu. Ancak, zaman geçtikçe yumuşamaya başlayan orta saha skorun 1-0 gitmesinin getirdiği riski artırmaya başlamıştı. Şenol Güneş 66’da, uzun süredir unuttuğunu sandığım Kerim’i de gecenin kötüsü Olcay’ın yerine alarak hücumlardaki savrukluğu azaltmayı düşündü. Bu da Beşiktaş’ın üzerindeki tehdidi hafifletti. 65’ten sonra da bir araba gol kaçtı!

İkinci yarı boyunca Sivasspor devamlı olarak sağda Cicinho-Burhan ikilisini kullanarak hücum etti ve Beşiktaş’ın solunu zorladı. İsmail zaman zaman Burhan’ı kaçırdı ve çizgiye inmesini engelleyemedi.

Beşiktaş’ta Atiba, Oğuzhan, Rhodolfo, Ersan çok iyi oynadı. Yalnız Atiba’nın şut fonksiyonu tamamen kapalı. Neredeyse penaltı atsa pas düşünecek!… Sosa çıkana kadar gayet iyi idi. Bu arada bence Quaresma da iyi oynadı. Çünkü takımla daha bütün bir hali vardı. Şenol Güneş’in, performansını tavana çıkarttığı oyunculara İsmail de eklendi. Ancak, İsmail hücum fonksiyonlarında yok gibi bir şey. İsmail’in tavanı da bu zaten.

Maçın ikinci yarısında ilginç bir durum vardı. Orta sahada Rhodolfo bir zamanlama hatası yaptığı için Atıf kaleciyle karşı karşıya kaldı. Rhodolfo kaçırdığı adama yetişerek öyle büyük bir risk aldı ki, o anda penaltı artı kırmızı kart olabilecek pozisyonda çok temiz müdahale ile Beşiktaş’ı ipten aldı. Bu pozisyonda alınan inisiyatif futbolcu kalitesini gösteren örnek bir pozisyondur.

İkinci olarak, maçı ve hatta oniki haftanın tamamını mükemmel oynayan Atiba ceza sahası önünde topu eveleyip geveleyince (ki maçtaki tek radikal hatası idi) gene Atıf’ı gol pozisyonuna soktu ama Atiba da Rhodolfo gibi gidip kendi hatasını kendisi temizledi.

Bu iki pozisyon Beşiktaş’ın sadece hücumda iştahlı bir takım olmak değil savunmada da konsantre bir takım olma yolunda ilerlediğini göstermesi bakımından dikkatimi çekti. Bu sene sahada top kendisindeyken de rakipteyken de onbir kişilik bir bütün izliyoruz. Çok önemli.

Son olarak Oğuzhan’ın en az 30 metrelik uzun pas isabet yüzdesi, attığı golde kaleci için kör noktaya vurduğu yumuşak ama öldürücü top ve takımın liderliği konusunda kaydettiği aşama (Cenk’e Q7’ye vermediği pas için sahada fırça atması da dahil) bana inceden Sergen’i hatırlatıyor. Allah nazardan saklasın.

Ancak, ikinci yarıda ikinci bölgede iki defa gereksiz çalıma kaçarak rakibe bedava top veren de Oğuzhan’dı… Notu düşelim.

Maçın hakemi en tehlikeli tür olan “eyyama yatkın” hakem türü. Ziya’nın Quaresma’ya yaptığı net sarı kartlık faulü vermedi ve maç boyunca bunun etkisiyle radikal hatalar yaptı. Önce, Quaresma’yı rakibinin tendonuna basmasına rağmen atmadı, sonra da Beşiktaş’a olmayan bir penaltı verdi.

İkinci yarıda da bu defa penaltının ve vermediği kırmızı kartın etkisi ile Sivaslı Adem’e ikinci sarı kartı vermedi. Ziya, Quaresma’ya yeniden sarı kartlık bir faul yaptı ama kart göstermedi. İyice dağıldı. Maçın son saniyesinde de bu defa Sivasspor’un penaltısını vermedi.

Ayrıca, maçın ikinci yarısının hemen başında Sivas ceza sahasında topsuz alanda Quaresma itildi gibi gelmişti bana ama ne maç sırasında pozisyon tekrarı verildi ne de TRT Spor’da bu pozisyon incelendi. Benim aklımda kaldı.

Beşiktaş’ın ligin ilk oniki haftasında hakemlerle barışık görüntüsü ilginç şekilde devam ediyor. Geçen sene bu zamanlar hakem hataları ile Fb potada tutulurken, Beşiktaş’ın bir sürü penaltısı verilmiyordu. İkinci yarıda da Gs lehine hatalar ve özellikle verilmeyen kartlar çok öne çıkmıştı. Ancak, bu sene Fb’ye bedava penaltı verilmiyor, Gs’li oyuncular kart falan görebiliyor.

Beşiktaş ise oynadığı futbol ile hakemlerin kendisine bakışı arasında yıllar sonra ilk kez ritim farkı yaşamadığı için kamuoyunu şaşırtıyor.

Kimselerin alışık olmadığı bu yorum farkı da sanki Beşiktaş kollanıyormuş gibi bir hava oluşturuyor.

Hakemlerin bu sene şu ana kadar Beşiktaş’a bakışındaki net değişimi sembolize eden üç pozisyon söyleyeceğim.

1. Kasımpaşa maçının son dakikasında verilen penaltı (ki doğru idi) bu ligin şartları altında Beşiktaş’a verilmezdi. Geçen sene bundan çok daha açık nice penaltısı verilmedi. Gs şampiyon olurken kimse bunu konuşmadı.

2. Gene bu gece hakemin verdiği hatalı penaltının etkisinde kalarak Rhodolfo’nun pozisyonunda penaltı + kırmızı kartla (ki değildi) değerlendirilmesi gerekirken pozisyonu doğru süzmesi bu ligin koşullarında mucizedir.

3. Dün gece Gs karşısında Antalyaspor’a verilen penaltı da (ki o da doğru idi) bu ligin şartları altında verilmezdi.

İnsanları asıl şaşırtan işte bu kararların doğru verilmesi oluyor aslında. Çünkü bu doğru kararlar ligin yıllardır alıştığımız hakem kararları dinamiği ile çelişiyor. Bu da, yıllar sonra hakem hatalarında sarışınlarla eşit koşullarda yarışabilen Beşiktaş’ın kollanıyormuş gibi görünmesine yol açıyor.

Şu anda hakem hataları dağılımının Beşiktaş için daha lehte olmakla birlikte, geçen sene sarışınlara yaptığı kadar itici etkisi olduğunu söylemek bence ağır olur. Bununla ilgili fikir sahibi olmak için en azından devre arasını bekleyip elmalarla elmaları karşılaştırmak daha doğru.

Zira, geçen sene de bu vakitler “Seba sezonu” diye Beşiktaş’ın kollandığı söyleniyordu da sonra derbiler öncesi çifte standartlar ile eksiltilen, penaltıları verilmeyen bir Beşiktaş izlediğimizde adalet savaşçıları ortadan çekilmiş, bütün ülke tek kırmızı kart görmeden şampiyon olan mucize (!) takımı alkışlama yarışına girmişti.

Samimiysek önce aynı dili konuşacağız.

Geçen seneki “fuck off” kepazeliğini, Atiba’nın Gs maçı öncesi atılmasındaki komik çifte standardı, Gs’ye tek kırmızı kart verilmemesini, Fb’nin 6 beleş penaltı atmasını, Beşiktaş’a verilmeyen toplam 17 penaltıyı tek kelime konuşmayan kimsenin bu seneki veryansınını itibar edilir değerde görmüyorum.

Diğer taraftan, geçen senelerde hakem hataları Beşiktaş’ın net aleyhine gelişirken ve sarışınlara yıldızlar yağdırılıp, Şampiyonlar Ligi’ne dönüşümlü olarak katılıp kasalarını doldurmaları izlenirken, hatta adil rekabet diye yırtınan Beşiktaşlılarla “ama Veli de dikkat edecek, ama Delgado da yapmayacak” diye dalga geçilirken bu çifte standardı görüp kabul eden çok az sayıdaki Fb ve Gs taraftarının başımızın üstünde yeri var.

Ancak, önce devre arası bir gelsin.

Herkese iyi haftalar.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
0 23 Kasım 2015

Yazıya şöyle kısacık ama değerli bir ek yapmak istiyorumpek değerli Cengiz Gürsel Abim.

Beck süper oynadı.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 23 Kasım 2015

Katılıyorum. Hatta Beck’in bu oyununun da Sivas’ın hücumlarını kendi sağ kanadına yığmasında rolü olmalı diye düşünüyorum.

Sevgilerimle.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal