Dün / Bugün / Yarın .. Biri yarın mı dedi ?
4 Mart 2016 güncellendi Futbol
3 4 Mart 2016

Evet ben dedim.

Geçen gün bir makale okudum ; kafayı zaman kavramına takmış fizikçiler kendi aralarında kapışıyorlar.

Barbour adlı fizikçi şöyle diyor :

“..kısacası ona göre evrenin gerçekliğinde zaman diye bir şey yok. Geçmiş ve gelecek , başlangıç ve son ,Barbour’un fiziğinde yer almayan kavramlar. Bur durumu : “tam sayıları düşünün , her bir tamsayı aynı anda var olur , fakat tüm asal sayı kümeleri yada Fibonacci serisinin sayıları gibi bazı tamsayılar yapılar içinde birbirine bağlıdırlar” sözleriyle ifade ediyor.

Daha açıklayıcı olmak gerekirse , 3 sayısı 5 sayısının geçmişindedir , diyemeyiz. Benzer şekilde yatağın üzerinden yere atlayan bir kedinin “şimdi”si de , yere inmiş olan kedinin “şimdi”sinin geçmişinde yer almaz!

(bilim.org dan alıntıdır)

Bizi kurtarırsa şu kafa kurtaracak.

Zamansız bir bakış açısı ; her anı o an olarak gören ve öncesine takılmadan sadece ve sadece yaşanan anı mükemmeliyetleştiren bir felsefe.

Taktik ,strateji,uyum..adına ne derseniz deyin. Duygusallıktan uzak bir makine ortaya koymak için akıl oyunları ile haşır neşir bir matrix..

Ignorance is bliss diyor matrix’de ; haksız da sayılmaz “Cehalet Erdemdir”

Burada derin bir felsefe ile yola çıkarsak , sanılanın aksine aslında cehalet ile kastedilenin bilgisizlik vs olmadığı ; sadelik tekdüzelik ve belirli bir amacın yolunda kararlılıkla ilerlemek olduğunu söyleyebiliriz.

Cehalet denince dağdaki çoban metaforunun yapılmasına hep karşı çıkmışımdır ; şöyle ki ; evet entellektüel tanımlarla bakıldığında bilmeyen,okumayan vb sıfatlara mazruz kalan bu adam ; ontolojik olarak yani hayatı evreni hatta tüm doğa yasalarını tanıma açısından benden çok daha ilerde olabilir.

Endüstri toplumunun yasalarına ve medeni hukuk diye tanımlı hadiselere adapte değil ve pahalı cümleler kurmuyor diye bu adama cahil diyebilir miyiz?

Ignorance is bliss noktasında , sabahın en güzel saati uyanan , işini en iyi şekilde yapan , üreten , aile kuran , mutlu mesut bir halde dünyaya minimum zarar veren ; ve hatta tam tersi katkı sunan bu adamın ; kastedilen sadeliğe katkısı çok ama çok büyüktür.

Bu kadar uzatmış olmamın sebebine gelelim :

2014/2015 e baktım ; 23. hafta :

16 galibiyet / 3 beraberlik / 4 mağlubiyet ile 37 gol atmış 22 yemişiz : puanımız 51

hemen bu seneye geldim ve trabzonu 1/0 yendiğimizi farzettim. Yani 23.haftayı tamamladım kafamda :

17 Galibiyet / 3 Beraberlik / 3 Mağlubiyet / 50 atmış 22 gol yemişiz.

Puanımız : 54

Geçen yıla göre 3 puan öndeyiz (Allah korusun Trabzon erteleme maçında bir aksilik olmaz ise)

Bizim doğal akışımız inanın bu zaten.

Biz bu vb haftalara kadar zaten aksilik sıkıntı vb şeyler yaşamıyoruz ki ; hatırlıyorum Bilic in uğradığı hakem haksızlıkları sakatlıklar ve handikaplar çok daha fazlaydı.

Oparenin solbek oynadığı maçı hatırlıyorum ben.

Yazımın çok uzadığının farkındayım hemen toparlayacağım :

ignorance is bliss.. yani bu kompleks yapıdan kopup , kafayı resetleyecek ; karmaşık hesap kitaplar yerine futbolun tek ve öz felsefesine yani kazanmaya odaklanacak ; bunu yaparken de işçisi aynı kafada aynı sadelikte olacak bir takım olmak zorundayız.

Bu nedenledir ki Töre vb adamlar kriz zamanlarını yönetemezler ; kafaları bu kafada değildir. Bu nedenledir ki bu vb adamlara güvenip strateji kurulmaz ; çünkü dağılır giderler ; ayakları yıldız olabilir ama kafaları değildir.

Bu nedenledir ki bu noktaya Sivok Atınç Franco ile de gelebiliyorsundur ; zaten ignorence is bliss kafası bu noktadan başlar ; mesele bu noktaya gelmek değil bu noktayı sürdürebilmektir.

Bu nedenledir ki Atiba “zamansızdır”..dünü yoktur yarını da yoktur; Atiba sadece şu an da yaşar.

Bu nedenledir ki eğer olursa ki ben inanıyorum ; Necip Atibanın yanına geldiğinde bir emekçi ve şimdiki zaman oyuncusu olarak oyunu tutabilmemizi sağlayacak ve Mario nun kompleks oyun anlayışı yerine daha sadece ve gol odaklı Cenk ile bu sorunu aşabileceğiz.

Aşamasak dahi takımın makine gibi çalışıyor olmasından bir sinerji doğacak ve Konyanın bize yaptığını biz herkese yapabileceğiz.

Uzar da uzar ama kısa kesiyorum ;

Sadelikte keşfettiğim tatları hiçbir şey veremedi bana..

selamlar

  • Beğenenler
Cevapla
0 4 Mart 2016

Hedef odaklı sadelik. Yani hedefe giden en kısa yol. Buna mühendislikte Critical Path Analysis diyorlar. Yani hedefe bir sürü yol ile gidilebilir.
Ancak bir tane en kısa yol vardır. Bu yolu bularak en az zaman , en az emek harcar ; beklemeleri , fireleri azaltırsınız.
Dün Konya karşısında takım debelenirken beynimde yaşadığım çaresizliği tarifleyemem. Çünkü alıcı gözle bakıyorum takım bir spor yazarının , ya da sıradan bir Teknik Adam’ın gözüyle her şeyi yapıyordu. Pas yapıyordu , topa hakim oluyordu , onca sertliğe , faule rağmen rakip ceza alanı önüne geliyordu , kapalı defansı açmak için topu kanatlara açıyor , kanatlardan orta pozisyonları yaratıyordu. Yani teknik olarak iyi oynuyordu Beşiktaş . Konya’nın golü atıncaya kadar neredeyse hiç pozisyonu yoktu.
Boks maçı olsaydı maçı sayı ile açık farkla , güreş olsaydı sayı tuşu ile kazanmıştık işte. Ama gol pozisyonlarımız yok denecek kadar azdı ve maç bittiğinde skorboard’ta BJK mağlup yazıyordu .

Futbol boks değil , güreş değil , atletizm değil. Futbol hayatın ta kendisi . Futbolun içinde onca iyi niyetine , onca çabana rağmen olumlu netice alamadığın anlar çok. Aynen gerçek hayat gibi. Çalışırsın , çalışırsın başarısız olursun ya ! İşte öyle bir şey.

O yüzden Şenol Hoca’nın da , oyuncularımızın da idrak etmesi , BİR KEZ DAHA HATIRLAMASI GEREKEN ŞEY ; iyi oynamaya puan yok , iyi oynayanı , bir milyon tane pozisyon üreteni şampiyon yapmıyorlar.

Bu demek değildir ki kötü oynamalıyız. Hayır. Topa hükmetmeye devam etmeliyiz ancak sonuç almak için hükmetmeliyiz. Önemli olan orta yapmak değildir , önemli olan pozisyon sayınız değildir. Tabii ki ne kadar çok pozisyona girersen gol şansın artar ancak rakip ceza sahası içinde kafa vuracak adamın yoksa 1 milyon tane orta yapsan yine gol olmaz.

Bundan sonra bizim takıma kolay ekmek yok. Maalesef bu böyle. Geçen sene de böyleydi.

Sonuç üretmeliyiz sonuç. O sonucu üretmek için de kestirme yollar bulmalıyız. Etkili yollar bulmalıyız.

Atiba’nın orta sahada topla debelenmesinin sonuca hiç bir katkısı yok mesela. Gökhan Töre’nin duran topları kullanmasının da ! Rakip ceza sahası içinde bir tek Gomez’in olması da kolay gol atmamızı sağlamıyor. 2 stoper ve kaleci Gomez’in tepesine biniyor , gel de gol at !

Bu kadar basit arkadaş. Bunları görmek lazım.
Rakip 7-8 kişi kale önüne dizilmişken senin taç çizgisi kenarında pas varyasyonları yapman HİÇ BİR İŞE YARAMIYOR . YARAMAYACAK. O paslar sonucu rakip ceza alanı içine 2-3 kişiyi topla sokabiliyorsak o pasların anlamı var. O paslar orta pozisyonuna dönüştüğünde ceza sahası içinde bir futbolcumuz varsa al çuvalı vur duvara. Olmaz , olamaaaaaz.

Bizim Hoca görmüyorsa oyuncular görecek , oyuncular görmüyorsa Hoca görecek.

Sivasspor kendine uygun en kestirme gol atma yollarını keşfettiğinde 2 sene üstüste kılpayı şampiyonluğu kaçırdı.
Hemen her maç ilk 10 dakika gol buluyordu adamlar. Ellerinde belki Mill Takım’da oynar dediğimiz epi topu 3 tane oyuncu vardı. Bizim gibi rakibi pas manyağı yapmıyorlardı ama taç atışlarını çabuk kullanarak bir sürü gol attıklarını hatırlıyorum. Rakip daha oyuna ısınamadan gol buluyorlardı. Bu da bir yöntem işte.

30-40 pas sonrasında rakip ceza sahası içine girmişiz hala pas yapacak adam arıyoruz. Pasla kaleye girmeye çalışıyoruz. Quaresma bile şut atmayı unuttu adam. 2-3 maçtır dikkat ediyorum sağ çaprazdan ceza sahası içine giriyor , tam o çok sevdiği trivelalık açıyı yakalıyor orta yapmak zorunda kalıyor , içeride topa vuracak adam yok !

Bizim bunları çözmemiz lazım. Hem de hemen çözmemiz lazım.
Şenol Hoca alacak Oğuzhan , Töre , Quaresma , Gomez , Kerim , Tolgay ve Sosa’yı karşısına ; ” Siz T. Direktör olsaydınız en kolay gol atmamız için ne yapardınız !? ” diye soracak.

Hep beraber gol atmak için EN KESTİRME YOLLARI bulup , bundan sonra idmanlarda sadece bunları çalışacaklar. Takım 70 metrede top oynuyor. Bloklar arası çok açık. Oğuzhan gelsin gitsin istiyoruz. Tosiç 70 metre top sürsün üstüne rakip ceza çalımlarla dalıp , süper şut atsın istiyoruz. Yapma arkadaş bu kadar pas. Oynama bu kadar güzel. Beşiktaş’ın sezon başından beri attığı gollere bir bak. Ne kadar az ve çabuk pas o kadar kolay gol !

Kestirme gol yolları çalışsınlar , şut çalışsınlar , korner çalışsınlar , serbest vuruş çalışsınlar, son vuruş çalışsınlar. Hatta defansı gitsin yardımcı hocalar çalıştırsın ama bizim orta saha ve forvetlerin YATIP , KALKIP pratik gol atma teknikleri çalışması lazım.

Duran toplara vurulan kafa ile gol atamıyoruz mesela. Çünkü duran topları kullananlar topu bel hizasında en öndeki rakibe atıyor. Bu konuda en iyi top kullanan kişiler : orta yapılacaksa Quaresma , direk şut çekilecekse Sosa. Başka birinin topun başına geçmemesi lazım.

Çizgi kenarlarında İDEAL orta pozisyonu yaratmak için 3-4 oyuncu ile pas yapacağımıza , topu kanatlara oynadığımızda topla buluşan ilk kişi hemen KÖTÜ BİLE OLSA orta yapsın , o çizgi kenarında bekleyen diğer oyuncular ceza sahası içine girsinler. Biz iyi orta yapacaz diye 4 kişi harcayacağımız yere , 3 kişiyi rakip ceza alanına sokalım , ortayı 1 kişi yapsın , nasıl yaparsa yapsın.

Seyredin bakın bize karşı kanatlardan hücum eden takımlar o orta pozisyonunu sadece bir oyuncu bilemedin en fazla 2 kişi ile yaratıyorlar , diğerleri ceza sahamız içine koşu yapıyor.

Bu örnekler uzar gider . Özetle oyuncularımızın fikirleri ve katkıları ile en kestirme gol atma yollarını bulmalı ve bunları çalışmalıyız. Bu sene bu iş olacak. Başka yolu yok !

  • Beğenenler
Cevapla
İptal

Abi hani bir şirkete proje yöneticisi atarsın ya.. kimseyi kırmadan dökmeden..

Hatta bir tık daha abartayım ; ceo alırsın..

Dersin ki herkese ; bir savaş başladı ..hem de bugün.. şu an..

Ve kimse ego yapmadan , bu ekstrem akılı destekleyecek onun liderliğine saygı duyucak (hocalık demiyorum ; ilave bir mentorluk kastettiğim)

Çağırırım metin ali feyyazı..

Sergeni imansızı hatra noumayı..

Derim ki bu bir senatodur ; 7/24 her yerde olacaksınız ; her bir oyuncuya bir mentor atarım.

Full motivasyon.. full seferberlik..

Sergen gelsin iki fıkra anlatsın feyyaz gelsin cenkle yapışık gezsin .. her boş zamanda bu çocuklara anı anlatsınlar anı..

Metin desin ki hiç unutmam bir fb derbisi stada otobüsle gelmişim..

Hiç olmamış bir şenliğe şölene ihttiyaç var.. denenmemiş bir bütünleşmeye yüzde gülümsemeye ihtiyaç var..

Rasim hoca gelsin bizim kalecilerin sırtını sıvazlasın.. korkmayın desin.. dik durun desin..

Birileri bir şey desin..

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 4 Mart 2016

Vallahi kulağa romantik geliyor ama ben olsam böyle bir şey denerdim. Parasıyla değil mi ? Sergen , Metin , Ali , Feyyaz , İlhan Mansız gelin bu takıma günde 2 saat , haftada 2 gün mentorluk yapın saati kişi başı 1000 Dolar.
Hakikaten çok faydası olur.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal