İnşallah
30 Aralık 2015 güncellendi Futbol
0 30 Aralık 2015

Selamlar, sevgiler;

“Yok artık” demeyin sakın. Benim bu ligde öğrendiğim “yok artık” diye bir şey yoktur. Biz neler gördük. Ama gene de şimdilik aklın gösterdiği yönde düşünelim.

“Gitti ligin güzelim sapsarı rengi” yaygaraları ile Beşiktaş’ın paçasından çekilmez ya da Beşiktaş kendi kendini imha etmez ise ikinci yarıda şampiyonluk için Beşiktaş ile Fb çekişecek gibi görünüyor.

O halde yakın tarihimize bakalım ve rakibimizi tanıyalım.

Özellikle ligin ikinci yarısında yaptığı müthiş (!) çıkışlarla dikkat çeken,

2000-01 sezonundaki şampiyonluk için “sadece beş maçı ben aldım” diyen açık sözlü bir Başkana sahip,

2003-04 sezonunda 9 puan gerideyken, lider Beşiktaş’ın hakem çifte standartları ile kaybettiği puanlar sonucunda şampiyon olup üçüncü yıldızı taktıktan sonra bunu “Fb’nin büyüklüğü” olarak adlandıracak kadar yaratıcı,

Aynı sezon ilk yarı bitiminde 9 puan gerideyken üç yıldızlı forma hazırlayıp satışa sunacak kadar vizyon sahibi,

2010-11 sezonunda giriştiği şampiyonluk yarışının ikinci yarısında 17 maçın 16’sını kazanan, Barcelona’nın bile gıpta ile baktığı bu müthiş performansı ile gerekirse 17 maçta 20 galibiyet dahi alabileceği izlenimini veren,

Aynı sezon patlak veren şike/teşvik olayları sonrasında kamuoyunda “futbolun %40’ıdır” denerek savunulan, dünyada bir ilk olan “sahaya yansımamış” kararı ile küme düşürülmeyen, hatta bir sene sonra uğruna statü değiştirilerek süper final oynayan, küme düşmesi evrensel prensiplere aykırı olan, teklif dahi edilemeyen,

Başta yayıncı kuruluş olmak üzere medyanın göz bebeği, “rating” sembolü, “marka değeri”nin mihenk taşı, endüstri harikası, bir gün herkesin taraftarı olacağına kesin gözle bakılan,

Aleyhine iki maç üst üste hakem hatası yapıldığında soyunma odası basarak, basın toplantıları Federasyon yürüyüşleri yaparak kendisi hakkında sistematik hakem hataları mağduru izlenimi yaratacak kadar yönetsel beceriye sahip, algı yönetimi ustası,

Ancak, sistematik hakem hataları gerçekten olduğunda gelen başarılara tepki gösterildiğinde “büyüklüğümüz çekilemiyor” şeklinde yorumlayabilecek kadar kıvrak,

Futbolcularının küfür etmesi serbest olan yegâne takım hüviyetini kimselere kaptırmayan, küfür İspanyolca olduğunda “zaten İspanyolcada bizdeki kadar ağır bir küfür değilmiş” diye savunulan futbolumuzun çok kültürlü yüzü,

Tarihte, penaltı noktası eşelemesine rağmen sahada kalma başarısını gösterebilen yetenekte ya da tükürüğü içinde pis madde olmayan, tersine tükürdüğü zaman karşı tarafta adeta gül suyu etkisi yapan futbolculara sahip olmuş,

Bu sezona başlarken Türkiye futbol tarihinin transfer harcaması rekorunu kırdığı için “ekstra motive”,

Şampiyon olduğu zaman takacağı dördüncü yıldız vasıtası ile “tencere dibin kara seninki benden kara” rakibi Gs ile giriştiği düşük seviyeli ve hormonlu rekabette vaziyeti eşitleyecek olduğundan daha da bir “ekstra motive”,

Bu nedenle şampiyonluk için yapabilecekleri konusunda sınırları geniş,

Ufku açık, ülke futbolunun adeta aynası, pırıl pırıl bir rakibimiz var.

İnşallah Beşiktaş Yönetimi ve Şenol Güneş Ocak ayında Danimarka ya da Norveç Ligi’nde şampiyonluk mücadelesine çıkmadığımızı unutmuyorlardır.

İnşallah “tarih” kavramına sadece “geçmiş” olarak bakmıyorlardır.

Ve inşallah ikinci yarıda, seneler sonra seviyeli ve futbolun içinde bir rekabet izleyebiliriz.

Cengiz Gürsel
30 Aralık 2015

  • Beğenenler
  • Oral orhon
  • Cengiz Olcay
Cevapla