İsmail Köybaşı
14 Nisan 2016 güncellendi Futbol
3 13 Nisan 2016

Yeni stadımız takımı gerecek mi yoksa itecek mi sorusu yanıt buldu: Yeni stadın açılmasıyla birlikte takım son dönemlerde kaybettiği ritmini yakaladı.
İşte bu harika!

 

Ritmi yakalayınca rakibin üzerine doğal olarak daha tehlikeli gitmeye başladık, bu da defans hattımızın daha derli toplu görünmesine vesile oldu, orta sahamız da canlandı.
Hatta bir an geldi takım maçı pikniğe çevirdi!
Öylesine keyif aldık, eğlendik.

 

Ritmi yakalamamızla birlikte geriye kala kala bireysel hatalar sorunsalı kaldı.

Bireysel olarak bazı mevkilerde yetersiz oyunculara sahibiz ama takımın bütünü iyi oynadığı için oyuncularımız bireysel oyunlarını yukarı çekebiliyorlar.

Tek istisnamız var; o da İsmail Köybaşı.

 

Şahsi fikrim İsmail Köybaşı Beşiktaş’ın sol bekidir ve uzun yıllar oynamaya devam etmelidir.

Bunun yanında ortada da yadsınamaz gözle görülür bir sorun var.

Adam yıllardır bize her şeyi hayal ettiriyor!
Ama anca hayal ettiriyor!

 

Şutu var, solu kuvvetli, orta kabiliyeti var, çalım atabiliyor, üstüne üstlük hızlı!

 

Buna rağmen yukarıda yazdığım hiçbir özelliğini sahaya yansıtmak bir yana, oynadığı oyunla takıma zarar bile veriyor. Halbuki ofansif özelliklerini gerçekten sahaya yansıtabilse bu ülkenin tartışmasız en iyi iki sol bekinden biri olacak kapasite bir oyuncu.

 

Ben onun bu kötü görüntüsünü biraz İbrahim Üzülmez’in ilk zamanlarına benzetiyorum.

 

Hatırlayın; Deli İbo, Beşiktaş’ta oynadığı sürece her daim sağlam fiziği, çalışkanlığı ve defansif kabiliyetleriyle takımın sol bekine ambargo koymuştu. Gel gör ki berbat ortaları, korkunç paslarıyla ömrümüzden üç beş sene yemişti.

Önüne gelen “Orta Yapamayan Adam” diyordu İbrahim Üzülmez’e.

O ne yaptı? O, İsmail Köybaşı’nın bugün yapması gerekeni yaptı.

 

O kötü sol bek, İbrahim Üzülmez, kariyerinin son 3-4 senesinde takıma faydalı olacak ofansif bir oyun oynamaya başladı.

Soldan sıfıra ya top sürerek ya da pas alarak indi ama orta yapmadı.

Orta sahada sıkıştığı zaman çalıma kaçmadı ve topu hemen boş adama attı.

Golcü özelliği hiç olmadığı için şut çekmeyi bıraktı.

Özgüveni yerine geldi!
Bu sayede son zamanlarında bilindik top çekme hareketinin uzmanı oldu. Sol kanatta topu soluyla sürerken, sol ayağının topuğuyla topu sağ arkasına vurup yön değiştirdiği hareket bahsediyorum.

 

Özetle, İbrahim Üzülmez, sadece yapabileceği hareketlere odaklandı ve bunları yapmaya başardı. Taraftar olarak bizler topçu harcamaya bayıldığımız için onun bu gelişimini takip etmedik tabi ki, çünkü böylesi daha zevkliydi…
İsmail de harcanmak üzere hani, o yüzden bnu belirtmek istedim…

 

O her türlü eleştiriye kulağını tıkayıp ofansif oyununu kısıtlayıp kendini geliştirdi ve belli başlı hareketlerde mükemmelleşerek takıma katkı sağladı.

 

Bugün İsmail Köybaşı’nın da bana göre yapması gereken budur. O da biliyor; çok iyi orta yapabilir, çok iyi çalım atabilir, çok iyi pas verebilir, çok iyi uzun top atabilir…

 

İstiyor, her şeyi yapmak istiyor, katkı sağlamak istiyor fakat yapamıyor, olmuyor! O iştahının, isteğinin karşılığını alamıyor.

O zaman İsmail’in yapması gereken tek şey, ilk etapta daha kolay oynayabileceği bir oyuna odaklanmak.

 

Mesela orta yapmayı bırakmalı. Sıfıra inmeli, deplase olmalı, çizgiyi kullanmalı ama orta yapmamalı. Orta pozisyonunda ya geriye dönmeli ya da seçeneği varsa ceza sahasına kısa pas oynamalı…

 

Şut çekmeyi bırakmalı. Topa bu kadar sert vurabilen bir oyuncunun bunca yıldır antreman yaptıktan sonra hala o topu dağlara taşlara vurması eminim kendisi için bile şaşırtıcıdır!

Demek bir şeyler yanlış, o zaman şut çekmeyi bırakmalı.

 

Ekstra çalım atmayı bırakmalı. Extra çalımlara girdiği zaman ya topu kaptırıyor ya da kendini sıkıştırıyor. Bu yüzden topla oynamayı azaltmalı.

 

Ben adım gibi eminim, İsmail muhteşem bir sol bek olabilir. Bugün, ofansif özelliklerin tamamına sahip olmasına rağmen hiçbirini kullanamıyor olması yüzünden özgüveni öylesine yıprandı ki artık yapabileceği basit şeyleri bile yapamaz hale geldi.

İbrahim Üzülmez gibi, İsmail Köybaşı da basit oynamaya başlamalı.

 

Mesela, bindirmeleri harika aynen devam etmeli.

Topla ilk adımı çok çabuk, geçemeyeceği adam yok. Rakiple karşı karşıya geldiği durağan pozisyonlarda o ilk adım çalımını kesinlikle atmalı.

Seriye bağlamamalı çalımı atar atmaz basit oynamalı, pas vermeli.

Orta pozisyonlarında, içeriye yerden pas attığı zaman başarılı olduğundan o pası atmalı, havadan ortalardan kaçınmalı.

 

İsmail Köybaşı ofansif oyununu, yukarıda yazdığım öğeler ile ofansif oyunundaki diğer basit, uygulanabilir öğeleri kullanır, yani kısaca oyununu basitleştirirse ilk etapta çok başarılı olur.

 

Oyununun basitleştirilmiş hali evet, Beşiktaş’ın sol beki için hala yetersizdir. Fakat zaman içerisinde bu basit oyun onu hatasız bir oyun performansına götüreceğinden otomatik olarak özgüveni artmaya başlayacaktır.

 

İşte özgüvenini tekrar kazanmaya başlayınca zaten kendiliğinden bize yıllardır hayal ettirdiği o muhteşem oyun kendiliğinden ortaya çıkacaktır.

Ancak o zaman İsmail şutu çekince kaleyi, ortayı yapınca forveti, pası atınca asisti yapabilecek hale gelecektir.

 

Şirket gibi düşün; batıyorsan küçülürsün. Toparlar ve büyürsün.

İsmail batıyorsun bu yüzden küçül. Küçülünce yeniden büyüyeceksin!

Selamlar

  • Beğenenler
Cevapla
0 14 Nisan 2016

Erden selam;

Geçen seneki Arsenal maçlarını hatırlarsın. “İsmail sonunda oldu” dedirtmişti. Şimdi lütfen bir de yaklaşık 2 sezon sonra geçen haftaki Kasımpaşa maçındaki halini gözünün önüne getir.

Bana göre bu kontrası “form dalgalanması” ile açıklayamayız. Bu farklı bir şey. İyi bir oyuncunun kötü günü İsmail’in kötü gününe tekabül etmez.

Bence Şenol Güneş bize şunu gösterdi. İsmail, bundan iyi olmaz. Olabileceği en iyi durum bu. Güçlendi ve o gücü sayesinde ezilmiyor ama top kullanışı hakikaten Beşiktaş’ın ihtiyaçlarının çok altında.

Maalesef Beşiktaş’ın sol beke ihtiyacı var.

Sevgiler,

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 14 Nisan 2016

Pek değerli abim,

İsmail Beşiktaş’ta 5 sezon daha oynayacak. Biz 5 sezon daha İsmail’i seyredeceğiz ama Kasımpaşa maçındaki İsmail sadece Beşiktaş’ın değil ömürlerimizden 5’er sene yer.

İsmail’le rekabete girecek bir sol bek almamız zaten şart.
İsmail’in de basit oynaması şart.
Tek pas, çalım yok, orta yok, içeriye yerden basit paslar var, çalımlar yok, tek çalım var, bindirme var…
Bu kadar.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 14 Nisan 2016

Beşiktaş’ın İsmail ile rekabete girecek değil İsmail’i unutturacak bir sol bek’e ihtiyacı var.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal