Kaçıncı Bölge
11 Nisan 2016 güncellendi Futbol
4 7 Nisan 2016

1. bölge 3. bölge derken benim devreler yandı.

Kastettiğim yer , stoperden atibaya kadar olan alan yani atibanın bölgesi. Bizim 2.bölge mi oluyor burası ? yada rakibin 3.bölgesi mi ?

Her neresi ise , burada rakibin kurduğu baskı bizi dağıtıyor.

Aklım şaşıyor bu duruma.. Sosa var Oğuzhan var hatta ince bilek hareketleri ile Atiba var ; son maçta Kerim çıktı Tolgay girdi…Adamakıllı top çıkmıyor buradan.

Neden çıkmıyor ?

Cevap ; fb ye bakalım.. buradan çıkmak istediklerinde caner ve gökhan öyle bir bindiriyor ki ; rakip değil burada baskı kurmak ; noluyo aga? moduna geçiyor.

Bunu ilk 45 dk çok baskılı yapıyorlar ve zaten bu adamların penaltı zart zurt harici aldıkları maçlarda hep buradan gelen dokunuşlar var.

Bize dönelim ; seneye asla görmek istemediğim Alaman arkadaş ile ismail kardeşimiz (senelik 2 mio eurolar falan istiyor deniyor) yeteri kadar alan açmadığı için , top ortasahadan bir üçgen şeklinde çıkıyor. Ama ucu rakip tarafında bir üçgen yani ismail ve beck taban oluyor atiba yada oğuzhan üçgenin tepe ucu..

E haliyle de rakip bu dik uca basınca topu atacak yerler neresi “sağ ve sol açık”

oyun tarzımızı ezberlemiş bir hoca da veriyor coşkuyu kanatlara..Dikkat ettim sağ ve solbeki çakılı takımlar bize karşı hep üstünlük kurdu. Çünkü Gomez zaten tek kalıyor..İki stoperin kucağında..

Bunu kırmak lazım ki bence Hamza hoca tamamen buna yaslanacak.

Kasımpaşa maçındaki gibi bir erken gol ve ardından adam gibi savunma.

Gol arayacağımız zamanlarda , eğer ismail yada beck , ileri uca destek vermez ve üçgenin tabanı olarak kalmaya devam ederlerse iş sıkıntıya binecek.

Bir de Allah rızası için şut çekin..

  • Beğenenler
Cevapla
0 7 Nisan 2016

Değerli Serdar, İsmail ile Beck ileri uca destek verse bir türlü , vermese bir türlü. Bilmiyorum bir önceki yazımı okudun mu ? Orada da anlatmaya çalıştım. Beşiktaş’a karşı önlem almak çok basit. Senin de dediğin gibi Oğuzhan ve Sosa’ya orta sahada bas. Gomez’in yanından iki stoper ayrılmasın , bırak İsmail veya Beck kanatlarda istediği kadar oynasın. İsmail ve Beck hücuma sabaha kadar destek verseler bir işe yaramıyor. Şut atamıyorlar , orta yapamıyorlar.
Dikkat edin gol atabilirsek bu çeşit kanat varyasyonlarından değil , Oğuzhan , Töre , Kerim , Sosa gibi adamların ekstra ekstra yaptığı işler ile atıyoruz. Yoksa Olcay , İsmail ve BEck’in gol atmamıza zerre kadar katkısı yok. Atiba’nın var , onların yok.

Ben hocanın yerine olsam İsmail’in yerine Tosiç’i , Beck’in yerine Serdar’ı oynatırım. Tosiç’in hava toplarında hakimiyeti var. Serdar’ın da şut ve ortaları Beck’ten daha iyi. Çok fazla değil ama daha iyi. Biz de hücum oynayan bir takım olduğumuza göre bu oyuncular tercih edilmeli diye düşünüyorum. Yoksa rakiplerin toplam 2 atağında 2 gol yemeyi başarıyoruz her durumda. Bize gol lazım. Daha fazla gol lazım.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal

Okudum abi ; zaten sizin yazınız bu yazıma ilham oldu.

Son maçta Kerim in oyundan çıkarılışı şaşırttı beni.

Ceza sahası içinde Oğuzhan yada Sosa ile yaptığı verkaçlar gol getiriyor. Hatta biraz topu bu bölgede ayağına alabilse , bilek hareketleri çok ince ve penaltı + rakip oyuncuyu attırma gibi ihtimalleri de var.

Kerim ceza sahasının yani 18 in belirlendiği çizginin her tarafında oynar. Kerim ne sol açık ne sağ açık ne de forvettir. Kerim in bu çizgi üzerinde topla buluşması gerekiyor.

Olcay dan yüz , ismail den üç yüz beck den bir miyon kat daha etkilidir.

Bu nedenle biri çıkacaksa bu Kerim değildir. Gerekirse Atiba sağbeke geçer , tolgay Beck in yerine girer ama Kerim çıkarılmaz.

Bu vb hadiseleri denemeli hoca..

yoksa kerimi çıkar tolgayı al..

risk mi bu..bence değil ..

  • Beğenenler
Cevapla
İptal

Beşiktaş’ın gol atma seçenekleri pek kısıtlı sayılmaz.

Sosa-Quaresma-Oğuzhan’ın ekstra işler yapmasıyla ancak kaleye gidebiliyorsun diyorsun Hakan Abim ama zaten bu oyuncular bu meziyetlere sahipler. Ekstra işler yapıyorlar da o ekstra işler bize ekstra onlara değil. Ara pasını atıyorlar, çalımı atıyorlar, frikikler içerde! Ve evet şut konusunda eksikler.

İkinizin de söylediklerine katılıyorum fakat Beşiktaş’ı durdurmak kolay sözü o kadar doğru değil.
Oğuzhan ile Sosa’ya bas…

Kasımpaşa maç boyunca kapanıp, bizim orta sahaya yapışmasına rağmen maçın büyük bölümünde, hatta eliyle yüzüyle o kadar oynanmış Beşiktaş’a karşı 70. dakikalara kadar oyunda bir üstünlük bir kuramadılar.

Biz hangi maç olursa olsun, topu orta sahada tutup pas yapıyoruz, top her şekilde bizde kalıyor.

Bence yaşadığımız sorun Gomez’in iki stoper arasında sıkışması ve kanatların işlememesi.
Bu noktada Serdar’a katılıyorum. Kasımpaşa maçında Kerim’in çıkmasına hiç bir anlam veremedim. Biz zaten ya duran toptan, ya ara pastan ya kanatlardan içeriye verkaçlarla girerek gol atıyoruz. Az görünen bu seçenekler bile tam uygulandığı zaman aslında yeterliler fakat Kerim’i çıkarıp yerine Sosa’yı çekince gol atma şansımızı büyük oranda azaltmış olduk.

Genele dönersek bence asıl durum şu: Rakipler bize tamamen kapanıyor. Rakibin stoperleri ile orta sahasının katı savunmasını rahat bir şekilde nasıl açacağız? Zaten azıcık alan bulduk mu kaleye gitmekte pek zorlanmıyoruz.

1 – İsmail ve Beck’ten (Hele Beck’ten) ofansif anlamda hiçbir katkı almıyoruz.
2 – Orta saha oyuncularımız (Oğuzhan-Sosa-Atiba) eğer verkaçlarla rakibi delmiyorlarsa ceza sahası içine girmiyorlar. Sosa bunu son 2-3 ayda kırdı, ceza sahasında daha çok görünmeye başlamasıyla goller atmaya başladı.
3- Şut tehdidi oluşturmuyoruz.

Bu durumda elimizde duran top, hareketli oyundaki verkaçlarımız ve ekstra işler kalıyor.
Tekrar ediyorum; bu ofans hareketleri de Beşiktaş’ın gol atması için yeterlidir.
Bence asıl sorun, sorunların üzerindeki sorun biz hücum ritmini yakalayamıyoruz.
Temel olarak bunun çözülmesi lazım.

Ligin ilk yarısında Quaresma’nın oynamadığı dönemlerde de, kanatta Olcay veya Töre’nin oynadığı dönemlerde de, beklerimiz yine İsmail veya Beck iken Beşiktaş her maçın en az 10-15 dakikalık bölümünde hücum ritmi yakalıyordu.

Top bizde iken rakiple kafa kafa oynuyorduk. Bir an geliyordu ve bir vites daha arttırıp rakibin dengesini bozuyorduk. Bence bir süredir oyun içerisinde sahip olamadığımız öğe bu.
Ligin en çok gol atan takımının sağ ve sol beki, kanatları hiç bir zaman değişmedi.
Değişen ritim oldu.
Normalde 10-15 dakikalık periyotlar halinde maça ağırlığımızı koyarken artık saman alevine döndük.
İlk yarıda gol nasıl olacak diye maçı izlerken, şimdi gol ne zaman gelecek diye şüphelenmeye başladık.

Taktik bir kenara hissiyatla devam edeyim; Sosa, Gomez, Oğuzhan, Quaresma, Atiba gibi oyuncuların olduğu bu takım Kasımpaşa yenilgisine tepki verir ve Bursaspor maçında o aradığımız ciddiyeti maç içerisinde yakalar. (Yakalayamazsa lig biter zaten.)
Eğer ki işler beklediğimiz gibi giderse, Bursaspor maçında görmüş olacağımız oyunu, ligin son maçının son saniyesine kadar izlemeye devam ederiz.

Birçok yorumcunun dediği gibi, kötü oynayan Fenerbahçe puan kaybetmek üzereydi fakat Beşiktaş ilk defa bu kadar kötü oynayıp puan kaybetti.

Sonuç olarak Beşiktaş’ın zihinsel olarak toparlanacağını düşünüyorum.
Bunun da son dönemde gördüğümüz kısır oyunların sonlanmasına vesile olmasını bekliyorum.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 11 Nisan 2016

Selamlar;

Bizim ikinci bölge, yani Atiba’nın bölgesi en güçlü olduğumuz bölümün başladığı nokta. Bu kısımda Fb’ye olan üstünlüğümüz yaratıcı oyuncu avantajımızdan ileri geliyor. Zira, onlarda Topal’a bizde Atiba karşılık geliyor ama biz Atiba’nın yanına Oğuzhan ya da Tolgay’ı koyarken onlar buna Joseph ya da Ozan ile tam cevap veremiyor. Emre’yi göndererek bu bölgede önemli güç kaybettiler ve yerini dolduramadılar.

Rakip hocaların Beşiktaş’ı burada durdurmaya çalıştığı doğru. Son örnek Kasımpaşa idi. Ancak, dikkat ederseniz maçların ilk yarıları genelde bu taktiğin tuttuğunu, ikinci yarılarda ise çözülmeler olduğunu ve Beşiktaş’ın sonuca gittiğini görürsünüz.

Misal, ilk yarıdaki Konyaspor maçında da devre 0-0 bittiğinde Konya’nın sahada agresif ve orta sahada Beşiktaş’ı sindirmeye çalışan bir saha içi yayılımı olduğunu gördük. Maç 4-0 bitti. Başka örnekler de oldu.

Kasımpaşa maçı aslında çok farklı olmayabilirdi. Devre 1-1 bitmişti ve aynı çözülmeyi rakibe yaşatabilirdik. Nitekim ikinci yarıda Oğuzhan, Atiba ve oyuna Frei’nin yerine giren Tolgay’ın dikine oyunu aynı etkiyi yaptı.

O maçta üç büyük dezavantajımız vardı. Bir, Marcelo’nun deli saçması oyun kurma sevdası yüzünden daha 49. dakikada geriye düştük. Plan-program hepsi badem oldu. İki, o akşam bekler çok özel ve ekstra kötü oynadılar!… Üç, Quaresma ve Gökhan’ın yokluğu kanat yaratıcılığını bitirdi. Sosa sağ kanadı toplamaya başladığında 2-1 gerideydik ve ikinci yarının ortası geçilmişti.

Beşiktaş’ın Fb’ye göre dezavantajı savunması. Stoperler ile bekler ve hatta maalesef kaleci de dahil bu bölgede çok asimetrik bir takım görüntümüz var. Takım, üstü Vakko giyinen altında pantolonu bile olmayan adama benziyor. Burada da Şenol Güneş’in hücumcu teknik adam karakterini görüyoruz. Hoş, Ersan-Rhodolfo ikilisini kaybetmemizde Şenol Güneş’in etkisi yok ama özellikle kaleci konusunda devamlı olarak yanlış varsayım yapması beni çok şaşırtıyor.

Beşiktaş oyunu rakip sahada oynamayı becerebildiği müddetçe ligin en iyisi olduğundan şampiyonluğa yaklaşır. Top kalemize yaklaştığı müddetçe de şampiyonluktan uzaklaşır. Bundan sonraki 7 maç için görüntü bu.

Bir de kimse, ama kimse rakiplerin maçlarıyla, geçmişle, tarihle uğraşmasın artık!… Herşeyin zamanı var.

Şimdi yeniden bir berberlik lüksümüz var. Ancak son üç maç, Fb’nin kabusu olan Gs-Osmanlı-Konya üçgenine gireceğiz. Bu lüksü burada kullanmak için hiç tartışmadan Bursa-Sivas-Akhisar-Kayseri’den 12 puan çıkartmamız lazım. Yoksa önümüzdeki seneyi konuşmaya başlarız.

Konsantrasyon… Maç maç… Sindire sindire…

Sevgiler.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal