Lider
12 Nisan 2016 güncellendi Futbol
1 12 Nisan 2016

İyisi, kötüsü, iş bilmeyeni, cahili… Bence tüm liderler biraz Güneş’e benzerler.

 

Mustafa Kemal Atatürk, Fidel Castro, Fikret Orman, Aziz Yıldırım, Recep Tayyip Erdoğan…

 

Güneş’e benzerler çünkü her lider ısı yayarak, ışık sağlayarak yönettiği topluma hayat sağlamaktadır.

 

Geleneklerine uygun sözcükler kullanarak tarihinlerine sahip çıkarlar. Topluluğun dilini korurlar, yeni kelimeler eklerler. Mazideki değerleri yücelterek aidiyet duygusunu sağlarlar ve camialarını, halklarını manevi olarak sıcak tutarlar.

 

Kendilerine sunulan imkanları doğru bir imaj ile kullanmak durumdalardır. Aynı zamanda başları oldukları toplulukların refahları için doğru yatırımlar yaparlar ve böylece memleketlerinin veya camialarının geleceklerine ışık tutmuş olurlar.

 

Doğru veya yanlış ne yaparlarsa yapsınlar, bir gün gelir, tüm varlıkların değişmez kaderi onlar için de tekerrür eder.

 

Nasıl ki bir Güneş patlayarak sahip olduğu son enerjisini uzayın boşluğuna bırakıyorsa, liderler de Güneşler gibi enerjilerini son bir kez daha dışarıya bırakırlar…

 

İşte, yönettiği toplumlara ısı ve ışık yayan bu liderler bu sebeple tıpkı birer Güneş’e benzerler, ta ki patlayana kadar. Liderler arasındaki ayrım burada başlar!

 

Kimi Güneş patlar yıldıza dönüşür; artık toplumuna ısı veya ışık yayamaz belki ama ilelebet gökyüzündeki yerini almıştır. Her ihtiyaç olduğunda hafızdaki bir anı gibi gökyüzünde parıldar ve gecenin en kör cahil karanlığında dahi halkına doğru yolu göstererek onları kollamaya devam eder.

 

Kimi Güneş vardır, patladıktan sonra kara deliğe dönüşür.

İşte bu Güneşler, kara deliğe dönüştükleri anda yaşamları boyunca kendilerine yakında duran tüm nesneleri anında yutarlar, toplumlarına hiçbir faydaları olmadığı gibi zamanla da kaybolup giderler.

 

Bir insanın lider kalması için onun en yakınında duran tüm menfaatçiler, yalakalar, yaltakçılar, ahlaksızlar, karaktersizler… Liderin yaşamı süresince ondan en büyük faydayı sağlarlarken, liderleri yok olduğunda tıpkı bir kara deliğe çekilen nesneler gibi ilk yok olanlarda onlar olacaklardır.

Bundan kaçış yoktur.

 

Burada ayırdına varılması gereken konu; o kıldan da ince köprünün üzerinde yürüyen liderin davranışlarındaki şeydir.

 

İşte o şey dediğimiz, köprünün üzerinden kendi başına geçme yetisidir.
Cesaretten, doğruluktan, ödün vermeden sergilenen davranışlar iç ısıtır, ışık verir.

 

Eğer ki köprü ‘menfaatle’ veya ‘çıkarla’ geçiliyorsa bizi biz olmaktan çıkartan sorunlarla karşı karşıyayız demektir. Başka bir deyişle, Güneş’imizin patladıktan sonra ne olacağına dair fikir, bizlerin geleceğine değil sonumuza ışık tutar.

 

Türkiye’nin ve Beşiktaş’ın yıldızları bellidir.

Bizlere yol gösterenler bellidir.

Kara deliğe kimlerin dönüşeceği bellidir.

 

Selamlar, sevgiler.

  • Beğenenler
Cevapla
0 12 Nisan 2016

Feda ! diyen o ŞEREFli adamın ; adam gibi adamın , senin yazında bahsi geçen metaforla Güneş’in aydınlığı , üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin bu kutsal mücadelede aydınlık olmaya devam edecek.

Dün maçı izlerken sevdiğim bir dsotuma şöyle yazdım :

“seyirci baskısı nedeni ile hakem kontrolü kaybetmeye başladı , dilerim ki haksız adaletsiz kararları lehimize olmaz ; bu durum beni çok endişelendirdi..”

Arkadaşım şöyle yazmış : “Siz Beşiktaşlılar ..ancak sizden böyle bir endişe beklenebilirdi..Siz hep var olun !”

Teşekkür ettim.

Çok kaygılıyım ; zaman içinde başarı ve galibiyet hatta adına zefer denen ilüsyonun , adalet olgusunun önüne geçmesi ihtimalinden çok kaygılıyım.

Fakat tüm bu kaygılarımı silen bir hadise oldu dün akşam .

İstiklal Marşımızı ciğeri yırtılırcasına bağırarak içten okuyan minik kardeşimizi gördünüz mü ?

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak o be……….!!!

diye devam eden bu minik ama koca yürekli kardeşimiz ; o ŞEREFli adamın (Adamların) ışığından aydınlanan muhteşem bir yüzdü..

Rahatladım ve geriye yaslandım.

Bu maç ne olursa olsun ; oh be ! dedim..kazanmışız biz..

çoktan kazanmışız..

  • Beğenenler
Cevapla
İptal