Şampiyonluk istiyorum.
23 Aralık 2015 güncellendi Futbol
0 23 Aralık 2015

45 yaşındayım ve bu sezon sonunda hiç bir sezon istemediğim kadar şampiyonluk istiyorum. Sevinmek için sevmedik sloganı benim de kabulumdür. Ne seneler geçirdik şampiyonluk görmeden . Alışkınız.
Öyle 2 sezon üstüste şampiyonluk görmedik mi isyan da etmeyiz amma velakin bu sene farklı. Bu sezon çok farklı. Beşiktaş’ın her şampiyonluğu zordur. Her şampiyonluğu dibine kadar hakedilmiştir ama bu seferkinin yeri bir başka olacak bana göre . Bir başka zor , bir başka anlamlı olacak ve buna çok ihtiyacımız var.

Hep beraber içinde bulunduğumuz duruma bir göz atalım :

Bir kere herkesin malumu bu takım 3 sezondur stadsız. Homeless yani !
Sözde ev sahibi olduğumuz stadlarda aldığımız / alabildiğimiz skorlar deplasmanda oynadıklarımızdan daha kötü. Dibine kadar evsiziz yani.
Üstüne üstlük Beşiktaş tarihinin en borçlu dönemlerini yaşıyoruz . Para da yok . Bol keseden atan , primler saçan yönetimimiz de yok. ( İyi ki yok ! )

Passolig denilen uygulama yüzünden , abone sistemli naklen yayın uğruna , sinekten yağ çıkarma uğruna giderek daha acımasız endüstriyelleşen futbolumuz ve reyting kurbanı edilen garip maç günleri , garip maç saatleri , buzdan futbol sahaları , çamurdan futbol sahaları , yeni açılan henüz daha çimleri oturmamış sahalar , garip stadlar vs. yüzünden ne stadların cümbüşü , kalabalığı , temaşası kalmış , ne de taraftarların eski coşkusu.

Beşiktaş’ın gücü taraftarıdır deriz hep. 3 senedir neredeyse çoğu maçı taraftarsız oynadı / oynuyor bu takım.

Yani bu yıl ligimize zar zor gelen , aslında çoğunun amacı iyi bir emeklilik ikramiyesi kapmak olan pek çok yabancı futbolcuyu futbola motive etmek eskisinden de zor. Türkiye ligi’nde müthiş bir taraftar cümbüşü , görselliği vardı o da yok artık.

Ayrıca Beşiktaş 3 büyükler içinde bu aralar kendi stad geliri olmadığından nakite en sıkışık kulüp olduğundan özellikle yabancı oyuncuları para ile motive etmek açısından diğerlerine nazaran daha da dezavantajlı durumda.

Hakemler desen hep aynı . Bize penaltı vermeleri için rakibin elle oynaması yetmiyor. Başka ne olması lazım merak ediyoruz !?
Medya desen gitgide daha taraflı , daha çıkarcı , daha pervasızca yükleniyor Beşiktaş’a .
Örneğin Beşiktaş’ın 5-0 kazanılacak yüksek kalitede , çok üstün oynadığı bir maçta lehine verilen birazcık , ufacık tartışmalı bir penaltı için bile “hırsız” , “hak yiyen” , “tarihin en kötü , en berbat” takımıymış gibi haksız , mesnetsiz ve yoğun eleştiriler yapılıyor kanal kanal , sayfa sayfa. (Bilerek yapılıyor. Algı yaratmak için yapılıyor. Geleceğe yatırım yapılıyor.)
Bir hafta öncesinde veyahut bir hafta sonrasında tek bir maç içinde verilmeyen en az 2-3 penaltımız ; “hakemdir , insandır ” hata yapar tadında geçiştiriliyor oysa.

Taraftarımız desen , pek bir nazlı , pek bir bölünmüş , pek bir içten pazarlıklı bu aralar. Ama Beşiktaş şöyle , ama Quaresma böyle , ama Olimpiyat uzak , ama Başakşehir küçük , ama Osmanlı Stadı pahalı , ama kalede kaleci yok , ama Şenol Güneş şöyle oynatıyor , ama passolig . Ama , ama, ama.

Maça gitmemek için ama’lar çok ama ; aynı amacılar aynı zamanda borçsuz bir kulüp , kupalar , şampiyonluklar , her maç rakipleri darmadağın eden 5-6 gol atan kusursuz bir takım bekliyorlar. E ben sorayım o zaman ? NASIL OLACAK AMA ?

Bu yazıyı her kim okursa buradan sesleniyorum :
Bak arkadaş ! Bir tane Beşiktaş var. Bir tane Beşiktaş A futbol takımı var. Yukarıda saydığım ahval ve şerait içinde dahi bu takım son 12 yılın en iyi puanını yakalamış durumda.
Attığımız gol az değil. Ligin açık ara favorisi gösterilen takımın önündeyiz. 2 derbiyi de kazanmışız. Bursaspor’u Bursa’da yenmişiz. Deplasmanların biri hariç hepsini kazanmışız. Veeee en önemlisi bütün bunları yaparken 4 büyük takım içerisinde EN AZ FAUL YAPAN , EN FAZLA FAUL YAPILAN takımız . En çok pozisyona giren takımız. Oynadığımız futbolun çekemeseler de , istemeseler de diğer büyükler içinde en iyisi olduğunu kabul ediyor ve söylüyorlar. Özetle Beşiktaş gibi top oynuyoruz. Şerefimizle oynayıp , Hakkımızla kazanıyoruz.

Bu takım rüştünü ispatlamıştır. Hocamız rüştünü ispatlamıştır. Stadımız er ya da geç ama 2 ay ama 4 ay sonra bitecektir.
O stada şampiyon çıkmayı başarırsa , bu takım çok çok ama çok büyük ivme kazanacaktır.
Fakat şunu da unutmamak lazım ki ; bunun olmaması için ligin 2. yarısı her cephede çok zorluklar yaşattırılacak bize. Çok büyük testlerden geçeceğiz.

Beşiktaş daha önce aynı zorluklarla karşılaşmış ve çoğunlukla başedememiştir.
Başardığı seneler ancak ve ancak camianın bir bütün olduğu , kayıtsız , şartsız ve sınırsız destek verdiği senelerdir.

Önümüzde çok zorluklar var ama çok büyük şansımız da var. Bu takım , bu gençler , bu hoca , bu ekip yukarıda saydığım bunca OLAĞANÜSTÜ etmene rağmen , bunca zorluğa rağmen , OLAĞANÜSTÜ bir ivme yakalamıştır. Bunu görmek , takdir etmek ve her zamankinden daha fazla destek vermek zorundayız.
Güzel günler , güneşli günler yakında ya da çok uzakta. Bu tamamen bize bağlı. Ya destek vereceğiz , ya da “olmadı” diye şikayet edip , suçlu aramaya devam edeceğiz.

Bir sözüm de Yönetim’e. Hedefe bu kadar yakınken takımın ihtiyacı olan takviyeleri ( kaleci ve stoper ) en iyi şekilde yapmak gerekiyor. Bu takımın , bu heyetin , sizlerin , bu camianın UMUT ve EMEKLERİ boşa gitmesin diye takviye şart. Hem de takviyenin en doğru , en hedefi vuranından olmalı. Çok iyi hesap edilmeli. Çünkü yapılacak bu hamle belki de Beşiktaş’ın geleceğini kurtaracak. Stadyum kadar önemli bence.

Oğlum 3,5 yaşında ve daha yeni yeni hayatı idrak ediyor. En büyük Beşiktaş diyor ama O’na sezon sonunda En büyük Beşiktaş’ı ; en coşkulu haliyle , zirvedeyken , yerinde ve canlı tanıtmak , tanıştırmak istiyorum.
Ben şampiyonluk istiyorum .
Hakan Ertaş

  • Beğenenler
Cevapla