Şemsiye
25 Nisan 2016 güncellendi Futbol
1 25 Nisan 2016

Selamlar, sevgiler;

An itibarı ile durumumuzun anahtar kelimesi “unutmak”!… Üç önemli şeyin olması lazım. En önemlisini en son söyleyeyim.

Bir, daha sonra oynayacağımız maç(lar)ı unutup maç maç bakmaya devam etmek lazım.

İki, Fb’nin maçını ve bir beraberlik kredisini de unutup tıpkı destanda yazdığı gibi gün bu gündür diyerek sadece kazanmaya odaklanmak lazım.

Ve üç, en önemlisi bunların olması için kamuoyunda oluşan genel “şemsiye tersine döndü” beklentisini unutup başka bir psikolojiye geçmek lazım.

İlk ikisi zaten akla ilk gelenler. Beşiktaş’ın asıl sıkıntısı üçüncü “unutma”da yatıyor.

Einstein’ın sözü Beşiktaş’ın bugünkü durumuna uyuyor: “Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde çözemezsiniz.”

Bildiğiniz gibi bu sözde paradigmanın (zihin haritası) değişmesi gereği vurgulanır. Bu dört maç için zihin haritasının ve soruna yaklaşımın değişmesi lazım. Şenol Güneş hiç ona buna bakmadan ne yapıp edecek, dışarıdan kendisini ve takımını “kaybedeceksiniz” dalgalarına kapatacak.

Elde ne olduğuna bakalım. Riskler ve avantajlar şöyle.

Değiştiremeyeceğimiz ve veri olarak alacağımız risk savunma. Veri almaktan kastım bir şey yapmamak değil. Elbette buraya eldekilerle çözüm düşünmek gerekiyor. Zira, rakiplerin iştahını bu bölgenin kabarttığını unutmamak lazım. Artık Marcelo-Tosic, Marcelo-Necip, Marcelo-Atiba mı olur bilemem ama orada bir operasyon gerekiyor. Buna göre belki orta sahada savunmaya yardımcı bir ekstra düşünmek de söz konusu olabilir. Orası fikir jimnastiği.

Bir risk de sarı kartlar… Özellikle Gomez’in durumu kritik.

Avantajımız ise orta saha ve hücum gücü. Maç başına ikinin üstünde gol ortalaması ile oynuyoruz.

Bir diğer avantajımız, bu seneye mahsus olmak üzere hakemler uzun süredir ilk kez karşımızda değil. Yani sırtımızda senelerin hakem kamburu yok. Misal, geçen sene şampiyonluk için futbol oynamak Beşiktaş’a yetmiyordu. Bu sene futbol oynarsa şampiyon olabileceği bir rekabet ortamında yarışıyor. Bu bile Beşiktaş’ı tüy gibi hafifletir.

O halde bu risk ve avantajları önümüze koyup paradigmayı değiştirmemiz lazım.

Zor kısmı bu. Paradigma nerede değişecek?

Sorular soralım.

Fb camiasının iştahı, oynadığımız takımların motivasyonu ve medyadaki psikolojik baskı neye dayanıyor? Beşiktaş savunmasının durumuna ve yılların finalde kaybetme psikolojisine. Bunu bir yere yazın.

Peki psikolojik kayıp yaşadığımız iki maçtaki bir nüansa dikkat ettiniz mi? Kasımpaşa maçında da Akhisar’da da 1-0 öne geçen bizdik. Bu maçlarda öne çıkan savunma faciası bir gerçeği gizledi: Puan kayıplarının arkasında önce farkı ikiye çıkartarak fişi çekememek yattı.

Bu noktada Beşiktaş ve Fb’nin oyun karakterleri arasındaki fark var işte. Fb, son iki hafta hariç, yanlış hücum ettiği için gol atmakta zorlandı ama öne geçtiği maçları da vermedi. Çünkü Fb savunma yapmayı daha iyi beceren bir takım. Beşiktaş’ın karakteri bu değil. “Oyunu tutmak” kavramı bu Beşiktaş için geçerli değil.

O halde biz savunmada değişiklik yaparak sorunu çözdüğümüzü zannetmeyeceğiz. Biz, Beşiktaş’ın elinin ayağına dolaşmasını bekleyenlerin en büyük kozunu ellerinden almak için şampiyonluğu savunmamızın değil hücumumuzun belirleyeceğini düşünerek başka bir yere geçmek zorundayız.

Böylece öne geçtiğimiz anda zamana oynamak, topu rakibe bırakmak ya da etkisiz yerlere taşımak gibi oyun karakterimize uymayan stratejiler söz konusu dahi olmayacak. Şampiyonluk için iki farkı kovalayacak bir psikolojiye ihtiyacımız var. Öne geçemediğimizde hatta geriye düştüğümüzde dahi şampiyonluğu hücum edişimizin belirleyeceğini düşüneceğiz.

Çünkü takımın hamuru bu yolu işaret ediyor.

O zaman şampiyonluk motivasyonu Beşiktaş’ın avantajı olabilir. Bunu küçümsemeyin.

Ancak o zaman rakipler sağlammış, formdaymış, motiveymiş önemli olmaz.

Şampiyonluğa duyulan açlıktan daha sağlam motivasyon yok.

“Korkunun ecele faydası yok”un Einstein’cası bu olsa gerek.

Bugün hava parçalı bulutlu. Medya fikstüre bakıp haftalardır sinsice Fb gazlaması yapıyor. Bunu yaparken de Beşiktaş’ın zayıf tarafını konuşuyor. Şenol Güneş ve takımın stratejiyi güçlü yer üzerine kurmak üzere düşünce düzlemini değiştirmesi bu yüzden önemli.

Çünkü…

Avantajlı olan biziz. Şampiyonluğa aç olan biziz. On puan daha toplarsak Fb borazanı medyaya seve seve şampiyonluk haberleri yaptıracak olan biziz. CL’ye doğrudan gidersek hem transferde hem de iç rekabette önü açılacak olan biziz. Bir şampiyonluk ve harika stat ile binlerce küçük çocuğun Beşiktaşlı olmasını sağlamak bizim elimizde. Beşiktaşlıyı futbol ekonomisinin içine sokarak hakemini, medyasını, Federasyonunu, kısaca sistemi sarışın dominasyonundan kurtarmak bizim elimizde.

Şemsiye iki takımdan birisinde kalacak.

Şenol Güneş ve takım bu şampiyonluğu savunmamızın değil orta saha ile hücum hattının belirleyeceği düzlemine geçerse ters döndüğü söylenen psikolojik şemsiyeyi geri postalama şansımız var.

Unutmayalım, Fb de son 15 senede 2 defa şampiyonluğu son haftada bırakmış bir camia. Şemsiyeyi tekrar o tarafa döndürmek hala elimizdeyken akıllı olalım.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
0 25 Nisan 2016

Rakip hocalarda net bir algı oluştu :

ben Beşiktaş cezasahasına gireyim ; her nasıl olsa bir yada iki tane atarım.

Bu nedenle görüyoruz ki , kendi defanslarını kalabalık tutuyorlar. Buna rağmen bu kadar gol atıyor olmamız mucize ama atıyoruz işte..

Örneğin Akhisar maçında uzun süre sadece rodallega varı bizim sahada. Çok nadir iki yada üç kişi oldular ve goller geldi..

Kalan dört maçın hocası da aynı şeyi düşünecek ; yayla gibi defans,kaleye vurduğun giriyor ; en kötü takım bile en az iki tane atar olmuş ; ilk yarı kapanırım mis gibi ; ikinci yarı sallarım iki tane olur biter..Beşiktaş düşünsün..

Ve ne yazık ki haklılar..

Buna çare üretmek lazım ki Osmanlı da Konya da buna müsait takımlar. Kapanırlarsa açmak zor ; açtın diyelim geldiklerinde abuk sabuk gol yiyor ve ön hattı moralmen dağıtıyorsun.

sudoku gibi…

  • Beğenenler
Cevapla
İptal