Son sözü Şenol Güneş söyleyecek
7 Aralık 2015 güncellendi Futbol
7 6 Aralık 2015

Selamlar, sevgiler;

Beşiktaş’ta düşüş sürüyor. Bu şaşırtıcı değil. Türkiye’de hiçbir takımın sezonun tamamını kapasitesinin üst sınırında devam ettirmesi beklenemez.

Şenol Güneş de bunu görüyor elbette. Basın toplantısındaki tepkisinin arkasında bunun basın aracılığı ile futbolcuların kafasına psikolojik bir handikap olarak yerleşmesini engellemek olmalı.

Zira, Fb kötü oynarken kaybetmedi ve formunu buldu. Devreyi muhtemelen kayıpsız kapatacak. Şimdi sıra Beşiktaş’ta. Şenol Güneş’in son günlerdeki aşırı konsantre hali aklıma bunu getiriyor. Eğer devre arasına 3/3 yapıp girerse hem en önemli rakiplerinden birini arkasında bırakmış olacak hem de şampiyonluk şansını %50’de tutacak.

Kayserispor maçındaki bazı tehlike sinyallerini görmüşsünüzdür.

Öne geçtikten sonraki mahkum oyun Beşiktaş’ın bu sezondaki değil, geçtiğimiz üç sezondaki pratiği. Bu sezon maçın bazı bölümlerinde Beşiktaş’a karşı topu bu kadar rahat kullanabilmek sadece üç takıma nasip oldu. Bunlardan Sporting ve Fb, Beşiktaş’a cevap verebilecek kalitede takımlar olduğu için bu normaldi. Bursaspor maçında ise Beşiktaş, maçın koşulları çerçevesinde kontrollü oynama stratejisini benimsemişti ve benim gördüğüm bazı bölümlerde topu Bursaspor’a bırakmak bir tercih idi.

Kayserispor ise yukarıdaki iki gruba da uymuyor. Özetle, Kayserispor maça bu kadar ortak olabildi, topu bu kadar kullanabildi ise bu Beşiktaş’ın zaaflarından kaynaklandı demektir.

Topun rakibe bu denli bırakılması ve savunmaya yük binmesi orta sahada Töre-Olcay-Necip’in verimsiz oyunundan kaynaklandı. Töre İzlanda maçından beri ruh gibi. Olcay savruk ve güçsüz. Necip zaten mecburiyetten onbirde ve kapasitesinin tavanında oynuyor. Orta sahada Oğuzhan’ın yaratıcılığı olmayınca ve beceri yüzdesi düşünce top Beşiktaş’tan kaçtı. Tolgay bu nedenle önemli oyuncu. Gelsin artık!

Ayrıca, takımda fizik düşüş var. Bu yüzden top rakipteyken başlanan baskının arkası gelmiyor ve baskı dakikalarının arkasından oyundan düşme süreleri uzuyor, hücum ve orta sahası arasındaki boşlukların mesafesi büyüyor. Beşiktaş şu ana kadar oyunu sahanın büyük bölümünde yüksek tempoda oynamaya alıştığı için dünkü görüntüsü alarm verdi.

Bu anda insanın aklına, “acaba Beşiktaş böyle koşullarda daha fazla set oyununa benzeyen başka bir şey oynayabilir mi” diye bir soru geliyor. Buna yönelik kadro yapımız var mı? Ayrı tartışma konusu.

Dün geceki maçı Sosa-Atiba-Gomez’in fark yaratan oyunu sayesinde kazandık. Savunmada Rhodolfo, kalede de Tolga hata yapmayınca sürpriz olmadı. Ancak, Beşiktaş’ın acilen ilk onbir oyuncusu değiştirmesi gereken mevkiler var. Kaleci, stoper, sol bek.

Tolga artık Serdar Kurtuluş gibi. Sonuca etki eden hata yapmayınca öpüp başımıza koyuyoruz. Sezon başı da belliydi bu… Tolga alındığında, alınabilecek 3-4 iyi yerli kaleciden biriydi. Ancak, Beşiktaş’ın hedefleri, Tolga’nın geldiği iki sezon önceki hedefler değil. Bana göre bu hedeflere yerli kaleci ile yürünmez. Artık idare edecek değil, maça eli değecek kariyerli yabancı kaleci zamanı geldi.

Stoperde Rhodolfo-Ersan ikilisi bence tuttu. Ancak, bunlardan birinin eksilmesi halinde alternatif Tosic olamaz. Bence Tosic Beşiktaş’ın oyuncusu değil. Milosevic ve Pedro bu kadar mı yetersiz ki Tosic dönüp dolaşıyor stopere alternatif olabiliyor? İkinci transfer de buraya gerekiyor. Özellikleri malum.

Son olarak sol bek… Motta’yı sildik. Tosic zinhar olmuyor. İsmail de bu sene Milli Takım’a yükselecek kadar çıkış yapmasına rağmen durum ortada. Dün gece yediğimiz golde bir bakın Allah aşkına. Sanki Kayseri korner atarken direk dibinde yatmış uyuyormuş, gürültüye uyanmış ne olduğunu anlamaya çalışırken ofsaytı bozmuş gibi duruyor. Münch’ten beri sol bek görmedik. Bize de yazık.

Bana göre bu üç mevkiden hiç değilse ikisine (stoper ve kaleci) devre arasında doğru takviye olmadığı takdirde işimiz zor.

Tabii bu arada küçük bir detayı da unutmayalım. Şanssızız… Akhisar’da olduğu gibi Kayserispor’un da çıkış dönemine denk gelmemiz, karşımızda diri bir rakip bulmamıza neden oldu. Orta sahadaki güç ve beceri zafiyetimiz Samba Sow ve Furkan tarafından iyi değerlendirildi.

Bu olumsuz görüntü içinde iyi şeyler yok mu?

Bir defa böyle sıkıntılı bir zamanda Sosa’nın inisiyatif alması ve formda olması çok önemli.

İkincisi, Beşiktaş bu silik görüntüsünde dahi maçların 10-15 dakikalık bölümlerinde patlama yapabiliyor. Dün gece 45-55 arası Beşiktaş farkı üçe dörde getirebilecek pozisyonları buldu. Bunun arkasında orta sahada kapılan toplar vardı ki Beşiktaş bu konuda ligin en iyisi.

Beşiktaş bu kısa patlama dönemlerini maç içinde kendisi seçtiği gibi, rakibin durumu, maçın gidişi de belirleyici olabiliyor. Önemli olan bunun devam etmesi. Sporting ve Gs maçlarında en büyük silah bu.

O zaman da akla, bu anlardaki enerji tüketiminin karşılığında alınan verim geliyor. Yani Beşiktaş gaza basıp rakibi felç ettiği bu dakikaları skora çevirdiği sürece farkını ortaya koyuyor. Bu kadar gol pozisyonuna girip saçma sapan harcanan maçların sayısı maalesef çok fazla. Şenol Güneş’in önündeki bir sorun da bence gol/girilen pozisyon oranının düşüklüğü.

Maçın hakeminin iki tartışılan hatası oldu. Beşiktaş’ın ikinci golünden önce faul yoktu deniyor ama sanki orada omuz omuza çarpışmadan ziyade Kayserili oyuncunun topu bırakıp Gökhan’a yüklenmesi söz konusu gibiydi. Ancak, maçın sonunda Kayserisporlu Yakubu’nun İsmail tarafından itilmesi bence penaltı idi.

Beşiktaş ipte yürüyen cambaz ise şu anda ipin en kritik ilk noktasına geldi.

Haftaya hem Sporting hem Gs maçları alarm veriyor. Sporting maçında girilecek fiziki yıpranma süreci Gs maçında belirleyici olur. Gs maçında psikolojik faktörler de olası bir mağlubiyete işaret ediyor gibi. Hatta sonrasındaki Osmanlıspor ve Konyaspor maçları da “lay lay lom” değil.

Fb’nin sayısız maçını kötü oyuna rağmen kazanmış olması Beşiktaş’ı Gs maçında galibiyete mecbur kılıyor. Bu baskı iyi değil.

Zira, Akhisar maçındaki kaybın telafisi Kayseri galibiyeti falan değil. Şampiyonluk bir denge stratejisi işidir. Herkesi yenemeyeceğinize göre o halde sürpriz kaybınızı en azda tutacak, kaybettiğiniz sürprizi ekstra ile telafi edeceksiniz. Beşiktaş şu ana kadar üç maçta sürpriz puan kaybetti. Gençlerbirliği, Kasımpaşa ve Akhisar.

Bunlardan ikisini Fb ve Bursa maçlarında aldığı ekstra galibiyetlerle telafi etti. Üçüncüsünün telafisi ise ancak Gs galibiyeti ile mümkün olabilir ve tekrar dengeye gelebilir.

Bu da son senelerin derbi özürlü Beşiktaş’ı için fazladan yük olacak. Kötü haber, Mustafa Denizli tüm bunları hepimizden daha iyi biliyor ve Türkiye’de bunu kendi lehine en iyi kullanabilecek teknik adam.

Özetle Beşiktaş sıkıntılı.

Tüm sıkıntıların çözümü ise gelip bir kişide düğümleniyor. Son sözü Şenol Güneş’in, rotasyondan tutun da, teknik sorunlara çözüm üretebilme ve takımı bu süreçte mental olarak ayakta tutma becerisine kadar her konudaki teknik adamlık kapasitesi söyleyecek. Son haftalarda basın toplantılarında ve saha kenarındaki hal ve tavırlarına dikkat edin. Aşırı konsantre ve tepkili. Çünkü belki kendi de farkında değil ama Beşiktaş’ın yıllardır süregelen “müzmin üçüncü” psikolojisi ile yüzleşiyor ve bunu yenmek için var gücüyle savaşıyor.

Bu nedenle, ne o, ne bu… İpin üstündeki yalnız yürüyüşte en kritik belirleyici Şenol Güneş.

Cengiz Gürsel
06.12.2015

  • Beğenenler
  • Serif alan
Cevapla
0 6 Aralık 2015

Sevgili Cengiz;

Yine bir solukta yorumlarını okudum..Keşke senin kadar iyi analiz yapabilen gazeteciler olsa…

Sevgiler;
Altay ALTIN

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 6 Aralık 2015

Sayın Başkanım;

Çok teşekkürler. Moral veriyorsun. İnşallah şampiyonluk yazıları yazıp okuruz burada bol bol.

Sevgiler benden.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 6 Aralık 2015

Yine her zamanki gibi süper bir yazı.
Gerçekçi bir analiz.
Eline, yüreğine sağlık.
Bir solukta okudum.
Basinda yazar çizer geçinenlere okutmak lazım:)

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 7 Aralık 2015

Eline Sağlık Cengiz üstad. hemencecik okuyuverdim. :)

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 7 Aralık 2015

Teşekkürler Şerif Abi ve Rasim hocam.

Hollanda’ya ve İstanbul’a sevgiler, saygılar.

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 7 Aralık 2015

Eline sağlık Cengiz Abim, mis gibi yazmışsın.

Eskiden olduğu gibi bugün de gazeteleri çevirip maçla ilgili kim ne yazmış diye okuyoruz, ama okumaya senine başlıyoruz.

  • Beğenenler
Cevapla
İptal
0 7 Aralık 2015

Erden çok sağol. Ben Şenol Güneş’e çok güveniyorum. İnşallah bu psikolojik savaşı kazanacak.

Antalya’ya sevgiler, selamlar…

Cengiz Gürsel

  • Beğenenler
Cevapla
İptal